<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971</id><updated>2011-09-17T01:15:29.740+03:00</updated><category term='pozitif düşünce'/><category term='DKZ Grubu El Kitabı'/><category term='DKZ Önerileri'/><category term='Gerçek Hikayeler'/><category term='Tartılma Günü'/><category term='soru-cevap'/><title type='text'>:) DKZ İLE İNCELİYORUZ :)</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>42</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-7155055816236134738</id><published>2009-10-19T01:34:00.002+03:00</published><updated>2009-10-19T02:47:25.424+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>BİR DÜŞÜNCE..</title><content type='html'>Merhaba arkadaşlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zaman oldu, nasılsınız?? Ben sizlere uzun zamandır aklıma takılan ama cevabını yeni bulabildiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Konu elbette dkz hakkında, ama bu sefer içeriği ile alakalı, yani konuyu tam göbeğinden yakalayan bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle ki eğer bu uygulama için deniyor ama yapamadığınızı düşünüyorsanız ya da aklınız yine de sürekli yemeklerde kalıyorsa ya da bir yerlerde bocalıyorsanız şimdi anlatacaklarım faydalı olacaktır diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce o zaman uygulamanın özünü inceleyelim: Durum şu ki eğer siz karnınızın acıkma ritmine göre beslenebilirseniz sorununuzu çözersiniz. Çünkü bu şekilde her şeyi normale döndürebilir ve doğal fizyolojinizi işletebilirsiniz. Peki öyleyse işin sıkıntılı yanı ne? Ozan Tunçer'in anlattığı; eğer yememek için yiyecekleri kendinizden esirgerseniz kendinizi kıtlık moduna geçirmiş olursunuz. Ve kıtlık modunuzda karnınızdaki verilere göre beslenme bir kenara atılır (çünkü ortada yiyeceklere ulaşamama gibi acil bir durum vardır ve vücut kendini hayatta kalmak için savunmaya almak zorundadır) ve bu durumdayken yenilebildiği kadar yemek yenmeye çalışılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu durumu artık çözdük ve hepimiz kısıtlamanın yanlış olduğunu biliyoruz. Ozan Tunçer'in dediği gibi: kısıtlamayın, esirgemeyin. Buraya kadar tamam. Ama işin uygulamasına gelince işler o kadar karışıyor ki bu noktaya parmak basmak istedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozan Tunçer kitabında bize sırayla ne yapmamız gerektiğini adım adım söylüyor. Ama bu adımlarda bazı terslikler oluyor. Nasıl mı? Bizim yemek yemekten korkar olmuş ve diyet zihniyetine programlanmış kafalarımız burda bizimle çok rahat oyunlar oynuyor. Ve bu uygulamadaki adımları birer birer kendine göre kısıtlamalara çeviriyor. Adımları kafamızda ne şekile soktuğumuzu görürsek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Acıkmayı bekle adımı:  "Acıkmadan bir şey yememeliyim"&lt;br /&gt;2. Doymaya uyma adımı: "Sadece doyduğum kadar yiyebilirim, daha fazla yiyemem"&lt;br /&gt;3. Ayrıca yerken: "Bir daha acıkıncaya kadar bir şey yiyemeyeceğim"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görebildiniz mi? Sizde de böyle şeyler var mı? Yani acıkmayı bekleyememek, aç olunmadığı halde yemeden duramamak, aklında sürekli yemek olmak ve hep yemek istemek, doyma anlaşılsa bile ona uyamamak, kıtlık durumundan bir türlü kurtulamamak ve uygulama yapılsa bile bozulacağı hissi taşımak (ve gerçekten de bir gün bozmak) gibi şikayetleriniz varsa kafanızdaki bu tür düşünceleri bir yoklayın derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çelişki ama öyle değil mi? Canınız yemek istemediği, tok olduğunuzu bildiğiniz halde yine de yemek yemeniz bence bu durumdan kaynaklanıyor. Ozan Tunçer bunu fark etmiş midir bilmiyorum, ama gördüğünüz gibi beynimiz bize oyunlar oynamaya devam ediyor. Bize esirgeme durumları yaratmayı tekrar başarıyor. Kısıtlamaları attığımızı sandığımız zamanlar bile sinsice varlıklarını gösteriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ne yapmalıyız? Bu işin zor kısmı. Öncelikle her korkuya kapıldığınız ya da sıkıntı duyduğunuz zamanlarda bu esirgeme durumlarını yakalamalısınız. Ve sonra onları ortadan kaldırmalısınız. Esirgemeleri kaldırın.. Kendinizi her durumda ve her koşulda yiyeceklerle yakın tutun. Bunu istediğinizi istediğiniz her an yiyin anlamında söylemiyorum. "Bolluk ortamını oluşturmak" anlamına gelen kastettiğim bu şey hem doymayı sağlayabilmeniz hem de gözünüzü, gönlünüzü doyurmayı sağlayabilmenizle alakalı. Bu da kendinizi yiyeceklere her an ulaşabilir bir konumda görmeniz ve kafanızın bu konuda rahat ve huzurlu olması anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esirgemeleri karnınızla sizin aranızdaki parazitler olarak görün.  Bir önceki yazımda bahsettiğim sinyal karışması aslında bu. Karınla beynin bu esirgemeler yüzünden iletişiminin kopması. Ancak bu parazitleri kovabilirseniz karnınızdaki verilere göre beslenmeyi başarabilirsiniz. Esirgemeleri kaldırmanın kolay olmadığını biliyorum, bunun bir yöntemi olsa da keşke söyleyebilsek. Herkese göre değişir sanırım bu ve herkesin kendi yapması gerken bir şeydir belki. Belki sizlerin de aklına yeni şeyler, öneriler gelir ve herkese faydası dokunur kim bilir? Ama sonuçta bilinçli olmak ve en azından neyin neden olduğunu bilmek de başarmak yolunda büyük bir adım. Ben de yardımı dokunur umuduyla fark ettiğim bu şeyi sizlerle paylaşmak istedim. Umarım dokunur. Kendinize iyi bakın. Sevgiler..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-7155055816236134738?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/7155055816236134738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=7155055816236134738' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/7155055816236134738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/7155055816236134738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/10/bir-dusunce.html' title='BİR DÜŞÜNCE..'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-5216458462504758878</id><published>2009-04-15T00:04:00.005+03:00</published><updated>2009-04-15T00:54:20.163+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>SİNYAL KARIŞMASI</title><content type='html'>Merhaba yeniden herkese.. Veda etmiştim ama son birkaç gündür aklımda olan bir şeyi paylaşmadan yapamayacağım. Faydası olacağını düşünüyorum. Doğal işleyişimize biyolojik açıdan bakalım istedim. Aşağıdaki tabloda bunu özetledim (yazılar biraz küçük olduğundan okunmuyor olabilir ama üzerine tıklarsanız okunur).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_DjbJd9B_CJg/SeT69RUnL3I/AAAAAAAAAAY/Ex8QJmwqxCw/s1600-h/i%C5%9Fleyi%C5%9F.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 259px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_DjbJd9B_CJg/SeT69RUnL3I/AAAAAAAAAAY/Ex8QJmwqxCw/s400/i%C5%9Fleyi%C5%9F.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324656589987590002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gördüğümüz gibi vücut ve beynimiz koordinasyonlu olarak çalışır. Beyin, karar mekanizması yeridir. Tüm bu işleyiş, otomatik, kendiliğinden ve doğal olarak gerçekleşir. Yani; kendiliğinden olan doğal bir işleyiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımıza diyetleri soktuğumuzda neler oluyor, sinyaller nasıl karışıyor bir de farkı görelim o zaman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_DjbJd9B_CJg/SeUAwUP2VYI/AAAAAAAAAAg/gtOhX6iwLJ0/s1600-h/bozulma.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_DjbJd9B_CJg/SeUAwUP2VYI/AAAAAAAAAAg/gtOhX6iwLJ0/s400/bozulma.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324662964504384898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü üzere esas sorun; beynimize işlediğimiz (ya da işlenen) bu yanlış düşünceler sonucu vücut ve beynin iletişimlerinin kopmasıdır. Burda olan şey; vücut ihtiyaçlarının karşılanmadığını ve gönderdiği sinyallerin dikkate alınmadığını görür. Tehdit altındadır; işte bu durumda 'kıtlık moduna' geçilir. Vücut kendince önlemler alır. Sizi binbir türlü bahanelerle yemeğe itmeye çalışır. Kontrolsüz ve çokça yemek işte tam bu yüzdendir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle; o ya da bu düşüncelerle siz yiyecekleri vücudunuzdan esirgiyorsunuz ('şu kadar yemeliyim, bu kadar yemeliyim' de birer sınırlamadır). Düşünceleriniz hangisi olursa olsun (kıtlık yaratmayacağını düşündükleriniz bile) aslında farklı paketlerde aynı şeydir. Hepsi birer dayatmadır ve vücudun kıtlık moduna girmesine neden olur. Bu düşünceler virüs gibidir, kurtulmak da zordur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtulmanın yolu; işte bu anlattığım gerçekleri bilmektir. Acıkmak, son derece doğal (hatta güzel) bir fizyolojik olaydır. Acıkmanızla barışmanız gerekir. Ve acıktığınızda diğer düşüncelerinizle değil; sadece ama sadece doymayı düşünerek yemeniz gerekir. Bu doğal işleyişinizi yakalayıp bulun! Ve ona göre hareket edin. O her zaman sizinle ve sadece dinlenmeyi bekliyor. Bu doğal işleyişe güvenin ve yiyecekleri kategorize etmeden keyifle, zevk alarak yeyin. Kendinizi boşuna azaplardan kurtarın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-5216458462504758878?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/5216458462504758878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=5216458462504758878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/5216458462504758878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/5216458462504758878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/04/sinyal-karismasi.html' title='SİNYAL KARIŞMASI'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_DjbJd9B_CJg/SeT69RUnL3I/AAAAAAAAAAY/Ex8QJmwqxCw/s72-c/i%C5%9Fleyi%C5%9F.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3585188161149874392</id><published>2009-04-08T00:00:00.004+03:00</published><updated>2009-04-08T01:19:22.190+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>VEDA</title><content type='html'>Herkese merhaba.. Sanırım artık benim için veda etme zamanı geldi. Çünkü anladım ki daha fazla yazı yazmaya vaktim olmayacak. Veda etmeden önce son birkaç söyleyeceklerimi de yazayım istedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirteyim ki; aklımda olup da buraya aktarmadığım bilgi yok. Yanlız bunlar dışında birkaç önemli noktaya vurgu yapmak istiyorum, dkzye gerçekçi yaklaşmak adına. Kendimden de deneyimleyip bildiğim üzere bu uygulamayı kolayca yanlış anlamak ya da tam olarak anlayamamak mümkün. Kafaların karışması da oldukça görülen bir şey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların neler olduğunu (kafalarınızda oluşan onlarca sorulardan dolayı) sizler de biliyorsunuz aslında. Bunlardan bazı en önemlilerine yanıt verecek olursak.. Birincisi kafanızdaki yemek düşüncesinden ne zaman kurtulacağınızı soruyorsunuz. Bunun yanıtı: acıkma ve doyma sinyallerine uydukça (karnınızı doyurdukça) kafanızdaki bu düşünceler de kendiliğinden gidecektir. Kısacası; vücut bunu niye yapıyor? Onu doyurmadığınız, ihtiyaçlarını karşılamadığınız için sizin aklınıza binbir çeşit yemek getirerek size karşı kendi silahlarını kullanıyor. Siz onu doyurdukça da ne olacak? Bu silahları kullanmasına gerek kalmayacak öyle değil mi? Ve bu sizin herhangi bir çabanızla değil, kendiliğinden olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi de (ve belki işin içinden çıkamadığımız, en zor olanı) acıkma ve (özellikle) doymaya uyabilme süreci. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda belirtmem gereken şey bu yöntemin bir mucize vaat etmediğini anlayarak bu yola başlamanız gerektiği. Çünkü biliyorum ki "Acıkacağım, doyana kadar yiyeceğim ve böylece zayıflayacağım" diyoruz fakat bu cümleyi kendimize göre yontuyoruz. Yani tam acıkmasak bile yine de yiyoruz (bazenleri saymıyorum, bu sık sık oluyorsa yanlış). Başlarda acıkmaya uymak evet, dünyanın en zor şeyi gibi gelebilir. Fakat yapınca sandığınız kadar zor olmadığını ve "yapılabilir" olduğunu görüyorsunuz, hatta birçoğunuz gördünüz bile. En çok doyma konusuna vurgu yapmak istiyorum çünkü en büyük sıkıntılar bu konuda yaşanıyor sanırım. Doymayı da kendimize göre yontuyoruz. Doymaya uymak için çaba göstermek yerine az yeme düşüncesiyle adeta boğuşur gibi yiyoruz yemeklerimizi. Tabi sonunda da hüsrana uğramış halde buluyoruz kendimizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yöntemin bir mucize vaat etmediği" derken ne demek istedim? Bu yöntemin işe yaraması için mucize değil, sizin çabanız gerekiyor. Rahatla hiçbir şey olmuyor. Düşünün bazı diyetleri yaparken ne çabalar gösterdiniz. Bu uygulama için de aynen çaba göstermeniz gerekiyor. Farkı ise "yapılabilir" ve "doğal, olması gereken" olması. Diyetler kısıtlamayı öne sürüp hasta ederken bu uygulama tamamen vücudunuzu dinleyip (yeme nöbetleri geçirmeden) amacınıza ulaşmanızı sağlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu neden belirtmek istedim çünkü uzaktan şöyle bir bakınca sanki bu uygulamada istediğimiz her şeyi istediğimiz kadar yiyeceğiz gibi yanlış bir düşünce doğabiliyor. Oysa bundan çok farklı bir şey dkz ve bunun da nasıl olduğunu daha önce çok konuşmuştuk zaten. Önemli olan bunları kendinizi kandırmadan gerçekleri yaşayarak yapabilmeniz. Kolay olduğunu söylemiyorum. İsteğiniz, azminiz ve motivasyonunuz bunu belirleyecek olan etkenler. Yani kilo verip veremeyeceğinizi ancak siz belirleyebilirsiniz. Özetle yapmanız gereken basitçe acıkınca yemek ve yerken YAVAŞ yeyip DOYMANIZI &lt;span style="font-style:italic;"&gt;gerçekten&lt;/span&gt; hissederek doymaya uyabilmek. Ancak bu şekilde dkzyi uygulayıp kilo verebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay olmadığını biliyorum. Basit gibi görünse de bazı zorluklar ve sorunlarla başa çıkmanız gerekebilir. Onların ne olduğu da bu blogda fazlasıyla var sanırım. Düşünerek ve deneyimleyerek neyin ne olduğunu bulabilirsiniz. Ve bunun yanında bir de istek, çaba ve azminiz gerekiyor. Zaman zaman umutsuzlukla başa çıkmanız gerekebiliyor çünkü. Ve doymaya uyabilmek için çabanız gerekebilir. Çaba derken kastettiğim şey; doymayı hissedebilip doyduğunuz noktada durabilmeniz. Burda da karşılaşılan zorlukları biliyorsunuz büyük ihtimalle. Dediğim gibi, kolay değil belki ama zor olduğunu da söyleyemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktadan sonra veda ediyorum. Sorularınız olursa belki yanıt vermeye çalışırım ama bundan sonra yazı yazabileceğimi sanmıyorum. Kendinize çok iyi bakın. Umarım her şey dilediğiniz gibi olur. Hoşçakalın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3585188161149874392?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3585188161149874392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3585188161149874392' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3585188161149874392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3585188161149874392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/04/veda.html' title='VEDA'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-1841420356692737880</id><published>2009-03-18T00:51:00.002+02:00</published><updated>2009-03-18T01:09:08.177+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>NELER OLUYOR?</title><content type='html'>Kıtlığın ne olduğuna geçmeden önce normalde ne olması gerektiğini anlatalım. Böylece kıtlığın nasıl oluştuğunu, ne zamanlar ve nasıl devreye girdiğini iyice anlayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet dediğim gibi, öncelikle; normalde ne olması gerekiyor, buna bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normalde; yemek yemelerimizi karnımızı dinleyerek yaparız, ve bu doğaya ait olan şey; yani beslenmemiz kendiliğinden ve doğal olarak gelişir. Tıpkı uyumak gibi; uykumuz geldiğinde uyuruz ve uykumuzu aldığımız zaman uyanırız. Bunun da aslında hiçbir farkı yoktur; karnımız acıktığında besin alırız ve karnımız doyduğunda bırakırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu o kadar doğal bir şekilde gelişir ki; bunun üstünde düşünmeye ve bunu abartmaya hiç gerek bile yoktur aslında. İnce insanların da yaptığı bundan ibarettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu sistem nasıl bozulur? Bu sistemi kendinize yeme korkusu salarak çok rahat bozabilirsiniz. Kafanıza “Çok yersem şişmanlarım” gibi bir inanç yerleştirir ya da bazı yiyeceklerin şişmanlattığına inanır ya da diyetçilerin sözlerine kulak verip kilo vermek için yemeklerinizden kısmanız gerektiğine inandırılırsanız sizde varolan ve doğal olarak kendiliğinden işleyen bu sistemi bozmayı başarırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu arada neler oluyor da bozuluyor bu sistem sorusuna gelince; cevap çok basit aslında: siz artık karnınızın acıkma ve doyma sinyallerine göre beslenmeyi reddedip aklınıza yerleştirdiğiniz yeni bilgilere göre yiyorsunuz. Peki bunun sonucunda ne yapmış oluyorsunuz? Kendinizi esirgiyorsunuz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Az yemeliyim” → yiyeceklerden mahrum bırakma&lt;br /&gt;“O yiyecekten yememeliyim” → o yiyeceği kendinden esirgeme&lt;br /&gt;Gerekli miktardan az yeme → doymama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu esirgemeler sizi kısıtlıyor ve kısıtlandıkça daha da açılmak istiyorsunuz. Beyniniz bu durumu kıtlık olarak algılıyor ve kendine göre müdahalelerde bulunuyor. Kendinizi kontrol edilemez halde yerken buluyorsunuz. Yiyeceklerden ve en güzel zevklerden biri olan yemek yemekten korkar hale geliyorsunuz. Yasakladığınız yiyecek öyle bir şekle bürünüyor ki rüyalarınızda görmeye başlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda önemli noktayı yakalayabildiniz mi bilmiyorum: Bu doğal işleyişi ne yiyeceğinize dair kararlarınızı karnınızla değil, kafanızdaki düşüncelerle alarak bozdunuz. Gerçek şu ki; aslında doymayan karnınız değil, beyniniz. Tekrar söylemekte yarar görüyorum: karnınız DOYUYOR. Ve siz bu doğal işleyişe güvenebilmeli ve karnınızın doymasına göre yemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu doğal süreci tekrar geri getirebilmek çoğu zaman kolay değil. Bunun nedeni de kafanıza yanlış düşünceler yükleyip bu doğal işleyişi bozdunuz. Şimdi onlar yerine yenilerini ve doğrularını yüklemeniz gerekir. Düşünceleri ve de alışkanlıkları değiştirebilmek çoğu zaman sanıldığı kadar kolay olmuyor. Ama biraz farkındalıkla ve neyin ne olduğunu bilerek çabayla bu işi yapabilirsiniz diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin acıkmayı beklemek bazı zamanlar (alışmış olduğumuzun dışında olduğu için) çaresizlikle başbaşa kalmak demekle eşdeğer olabiliyor. Vücudumuz kıtlık durumunda alarmda olduğu için bizi adeta yemeğe itmeye çalışabiliyor. Ya da yemek yerken bazen karnınızın doyduğu miktarlara uyabilmek çok zor olabiliyor. Çünkü beyninizde hala kıtlık sinyalleri var ve size yine çok yemek için baskı yapıyor. Bazen de beyninize kaydettiğiniz ‘bu kadar yemezsem tatmin olmam’ düşünceleri var. Bunlar da alışkanlığa giriyor ve alışkanlıkları kırabilmek, yeni bir alışkanlık oluşturabilmek bazen zor olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem anlatabildim mi? Bu uygulamayı yaparken neler olduğunun mantığını kavramanız size yolunuzda yardımcı olabilir. Kıtlığı gönderebilmek; bedeninizin tekrar acıkma ve doyma sinyallerine uyarak mümkündür. Zayıflama ise ‘beyninizin’ değil ‘karnınızın’ doyduğu miktarlara (ve bu miktarlara herhangi bir çizgi koymadan, saplantı haline getirmeden) uymakla olur. Az miktarlar yeyip de ‘doydum’ diyerek ancak kendinizi kandırabilirsiniz ve sonunda yine kontrolsüz çok yemelerle karşılaşırsınız. Ve kıtlığı göndereyim diye çokça yemek yemek de hayal kırıklığı yaratır. Bu uygulamayı kendinize yönelik bir çeşit diyet haline getirmeden, karnınızın acıkmasına ve doymasına kulak vererek yemeyi uygulamaya koyarsanız doğru bir adım atmış olursunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-1841420356692737880?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/1841420356692737880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=1841420356692737880' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1841420356692737880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1841420356692737880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/03/neler-oluyor.html' title='NELER OLUYOR?'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3892415733689504999</id><published>2009-03-07T23:49:00.003+02:00</published><updated>2009-03-08T00:05:11.928+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>BİRAZ DAHA AÇIKLARSAM..</title><content type='html'>Bir şeyler yazıyordum ama yazdıklarım artınca yeni bir başlıkta yazayım dedim. Bu sorularınıza belki biraz daha cevap olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özet olarak söylediğim şeyi tekrar söylemek istiyorum: "Yiyeceklerden ne kadar tad almayı başarır, kendinizi lezzetlere ne kadar açarsanız o kadar doğaya ait bir parça olursunuz ve her şey kendiliğinden hallolur."  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani aslında; kontrolsüz ve çok yemenize sebep olan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ASIL&lt;/span&gt; şey ironik bir şekilde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“çok yeme korkunuz”&lt;/span&gt;dur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu korkuya sahip olup olmadığınızı da kendinizi basit bir teste tabi tutarak gayet rahat anlayabilirsiniz. Yerken yiyeceklerin tadını alarak yiyor musunuz? Yoksa daha önce diyetlerden öğrendiğiniz “olabildiğince tad almama”yı mı uygulamaya çalışıyorsunuz? Yiyeceklerden korkuyor musunuz yani? Yemek yerken tadları damağınıza yaya yaya yiyemiyor musunuz, bunu yapmaktan çekiniyor ve hatta yapamıyor musunuz? Buna alışmışsanız inanın sofrada lezzet almak size zor gelecektir. Bunu yapmaya ne kadar korkuyorsanız, yemeklerden ve çok yemekten de o kadar korkuyorsunuz demektir. Ve de yiyeceklerin tadlarını almayı ne kadar başaramıyorsanız, o kadar gerçeklerle değil, kafanızdaki düşüncelerle yiyorsunuz demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa gerçekte; bir yiyeceğin tadını &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ne kadar&lt;/span&gt; alabilirseniz asıl doymayanın gözünüz olduğunu anlarsınız. Yani, bedeninizi ne kadar serbest bırakıp tüm lezzetleri ve tadları almasına izin verir, tüm tad hatta koku duyularınızı, algılarınızı korkmadan açarsanız onun da  doyduğunu göreceksiniz. Doymayı ancak bu şekilde öğrenebilirsiniz. Kısacası bedeninizle birlik olacaksınız, rahatlayacaksınız, size yeten ve isteyip ihtiyaç duyduğunuz miktarları keşfedeceksiniz, dilediğiniz tüm lezzetlerin tadını çıkarıp haz alacaksınız, yiyeceklerle barışacak ve korkularınızdan kurtulacaksınız. Yani tekrar doğaya ait olacaksınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlarda yiyeceklerin tadlarını almak size zor ve korkutucu gelebilir. Ama işte denedikçe, keşfettikçe ve gerçeği öğrendikçe daha çok güven duymaya başlayacaksınız. Karşılıklı bir güven oluşturacaksınız yani, siz bedeninize güveneceksiniz, o da size güvenecek. Kısa bir özet olarak bu şekilde. Yine aklınıza takılan çok şey olacak eminim (kendimden de biliyorum). Ama düşünerek ve bilinçli bir şekilde hepsinin üstesinden gelebilirsiniz. Burada da paylaşarak çözüm bulabiliriz. Çünkü emin olun takılınan noktalar genelde hepimizde ortak olan şeyler oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3892415733689504999?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3892415733689504999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3892415733689504999' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3892415733689504999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3892415733689504999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/03/biraz-daha-aciklarsam.html' title='BİRAZ DAHA AÇIKLARSAM..'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-2791525683607937650</id><published>2009-02-23T01:04:00.003+02:00</published><updated>2009-02-23T01:09:49.795+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>İPUCU</title><content type='html'>Öncelikle merhaba herkese. Siteyi takip edenlere, şöyle bir rastlayanlara, merak edenlere, öğrenmek isteyenlere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dkz ile tanıştıysanız ve ilgilendiyseniz.. Yazılar okuyup anlamaya çalıştıysanız, yorumlara baktıysanız, kendiniz deneyip uygulamaya çalıştıysanız ve Ozan Tunçer’in kitaplarını alıp okuduysanız.. Yani kısacası dkz hakkında fikriniz varsa bazı şeyleri biliyorsunuz demektir. Bu uygulamada öğrendiğimiz en önemli şey, uygulamanın can alıcı noktası: Beynimize kıtlığı yerleştirmenin esas düşmanımız olduğu ve bizi elimizde olmadan daha çok yemelere ittiği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu uygulamada bazı atlanan, göremediğimiz şeyler de var.. Anlatınca şaşıracağınıza eminim. Başlamadan önce bunu benim anlamamı sağlayan birine teşekkür etmek istiyorum. Tesadüf eseri rastladığım ama yazılarıyla ilgimi çekince okumaya başladığım (belki siz de rastlamış ya da biliyor olabilirsiniz) Taylan Kümeli’nin forumlarından birinde ‘yeniden’ lakaplı üye. Onun yazdıklarından çok fazla şey öğreneceğinizi düşünüyorum ben şahsen, ve olur da bu siteye rastlarsa ona çok teşekkür etmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyleyeceklerime gelince.. Şöyle bir toparlayacak olursam.. Bu uygulamada kıtlığın size engel olduğunu biliyor olabilirsiniz, yapmanız gerekenleri de bilebilirsiniz ama yine de yapamayıp sinir olabilirsiniz. İşte ben bunun nedenini ve neler yapabileceğinizi yazmak istedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar, beynimiz o kadar akıllı ve zeki ki şimdi anlatacaklarımı okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacak ve belki kendi beyninize artık saygı duymaya bile başlayacaksınız. Başlıyorum o zaman.. Karnınız acıktı, bunu anlıyorsunuz, karnınızı doyurmanız gerektiğini biliyorsunuz ama yine de (her zaman olmasa da zaman zaman) kontrolsüz ve çok mu yiyorsunuz? İşte size bunun nedenini söylüyorum: çünkü kıtlık hala sizde duruyor, ondan kurtulamadınız. Her ne kadar “Kurtuldum artık” deseniz de, “İstediğimi yiyeceğim artık” deyip önceden sakınmış olduğunuz yemekleri yemek için önünüze çekseniz de, hatta bu benim yazdıklarıma itiraz edip “Yok benim için kıtlık artık gerçekten bitti” deseniz de sadece kendinizi kandırırsınız. Bunu da hemen kanıtlayabilirim size: sofraya oturdunuz ama içinizde korku var, başka şeye odaklanamayıp sadece neyden ne kadar yiyeceğim diye düşünüyorsunuz, kilo alma korkusu hala sizinle, yemeklerde rahat değilsiniz, huzursuzsunuz, yemekte güzel güzel muhabbetler edemiyorsunuz, elinizde olmadan hıphızlı yiyorsunuz ve bunun nasıl ve neden olduğuna dair bir anlam veremiyorsunuz, önünüzde çok sevdiğiniz yemekler var ama yine de arka plandaki düşünceniz “Yine de az yiyeyim..”. Öyle mi? Bunlardan birini ya da birkaçını ya da belki hepsini yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız; esas sorunu bulduk diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim beynimizin neden akıllı olduğuna.. Demin bahsettiğim her şey bununla ilgili. Beynimize ne öğrettiysek onu yaşıyoruz. Ve eğer diyet yaptıysak ona hep “Az ye” komutunu vererek bunu öğrettik: “Az yemeliyim” Bunu bilinçaltımıza işledik ve şimdi fon müziği gibi arka fonda sürekli bu duruyor “Az yemeliyim”. Bu neye sebep oluyor peki? Artık biliyoruz: kıtlık sinyaline, beynimizde alarma ve dolayısıyla hayatta kalmak için elimizde olmadan, kontrolsüzce çok yemelere.. Siz eğer beyninize bunu öğretip işlediyseniz, yeni oluşturmaya çalıştığınız sistem çok da geçerli olmayacaktır çünkü bedeniniz sizinle ve orda kayıtlı bir yeme korkusu ve “az ye” arka fonu var. “İstediğim kadar yiyeceğim, doyana kadar yiyeceğim” komutları bu arka fonun yanında kabul olmuyor ne yazıkki. Çünkü önceden öğrenmiş olduğunuz bir şey var hatırladınız mı: “Çok yersem kilo alırım”. İşte bu yüzdendir ki “Doyana kadar yiyeceğim” komutu geçersiz kalıyor. Çünkü içerden bir ses size diyor ki: “Tamam doyana kadar yiyeceksin ama ya çok yersen? Çok yersen kilo alırsın o yüzden sen yine de az ye, azla doymaya çalış”.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şimdi her şey daha açık mı? Belki bu bazı şeyleri daha net görebilmenizi sağlamıştır. “Peki öyleyse ne yapacağız?” diye mi soruyorsunuz? ‘Yeniden’ sayesinde anladığım şeyleri yazıyorum öyleyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle, beyninize bazı şeyleri baştan yükleyip öğreteceksiniz. Daha önce yanlış yüklediğiniz bilgileri şimdi deneyimleyerek yenileriyle değiştireceksiniz. Yeniden’in de dediği gibi mesela; doyacağınız miktarlar.. Örnek vereyim, diyelim acıktınız ve beyninizde kayıtlı olan “Kocaman dolu bir tabak makarnayla doyuyorum” var. Oysa belki gerçek böyle değil (belki diyorum çünkü bunu sadece bedeniniz, karnınız bilebilir, ne kadarla doyacağınıza ancak karnınız karar verebilir). Yapmanız gereken şey ise makarnanızın başına geçerek her lokmanın tadını alarak, çıkararak onu yemeniz. Ve sonra “gerçek” anlamda ne kadarla doyduğunuzu deneyimleyerek keşfetmeniz. Ve artık bedeninizi daha iyi tanıyıp “gerçek” doyduğunuz miktarları öğrenmeniz. Bu bir anlamda deney yapıp öğrenmeye benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yaparken üstüne basarak söylüyorum, kuralınız mutlaka ama mutlaka her lokmanın tadını ve lezzetini almak olmalı. Neden üstüne basarak söylüyorum çünkü diyet yaparken düştüğümüz en büyük hatalardan biri de bu: mümkün olduğunca tad almadan yemeye çalışmak, lezzetlerden kaçmak. Hatta bu dediğimi yapmaya çalışınca bazen zorlandığınızı görüp bana hak verebilirsiniz. Hayatınıza ne kadar diyetleri bulaştırmışsanız bunu yapmanız da o kadar zor olacak. Yemek yerken tadına, lezzetine odaklanın. Damağınıza yayarak yemeye çalışın. Daha önce “Ne kadar lezzet alırsam o kadar çok yerim” gibi saçma bir inanışa kapılmış olduğumuz için zaman zaman bunu yapmak zor gelebilir. Oysa gerçek şu ki; bir yiyeceğin lezzetini ne kadar alır, onun tadını ne kadar çıkartabilir ve damağımıza yayarsak o bize o kadar yoğun olarak gelir ve çok az miktarları bile bazen bize yeter. Başka bir deyişle de; bir yiyeceğin size ne kadarının yettiğini bulmanız ve doyduğunuzu anlamanız için onun o kadar tadını çıkarmanız gereklidir. Yiyecekler öcü değildir, onlardan korkmanıza gerek yoktur. Ve onların tadını almaya ne zaman başlarsanız korkunuz da o zaman geçecek, rahatlayacak ve bu uygulamanın ne olduğunu esas o zaman  anlayacaksınız. Korkunuzun geçmesi demek bu işin anahtarını elinizde tutuyorsunuz demektir. Ve artık yapabilirsiniz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi? Sorularınız olursa, aklınızı karıştıran bir şeyler olursa cevaplarım. Benim anlatmak istediğim şeyler işte bunlardı. Umarım yararı olur. Herkese sevgiler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-2791525683607937650?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/2791525683607937650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=2791525683607937650' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2791525683607937650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2791525683607937650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2009/02/ipucu.html' title='İPUCU'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-7290901165054161392</id><published>2008-06-20T14:41:00.003+03:00</published><updated>2008-06-20T15:40:03.045+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>SPOR</title><content type='html'>Spor önemli bir konu, neden? Çünkü diyet yapar halindeyken spor, "yediklerimizi yakmak" gibi  bir işlev üstlenebiliyor. Tıpkı diyetteki düşünceler ve inanışlar gibi bu yöndeki düşünceleri değiştirmek de zor olabiliyor. Ne demek istediğimi şöyle açıklayabilirim; bir insan diyetteyken nasıl kurabiyelerin, şekerli, hamurlu ya da yağlı besinlerin şişmanlattığına inanıyorsa, spor yapmadan kilo verilmeyeceğine de inanmış olabiliyor. Besinlere karşı önyargının kırılması ne kadar zorsa spora yönelik düşüncelerin değişmesi de o kadar zor olabiliyor. Ve daha da yazıktır ki daha kötü şeyler de yaşanabiliyor: kendini tutamayıp yemeler gerçekleşiyor, buna panzehir olarak hemen spora sarılınabiliyor; "Çok yedim hemen gidip yakmalıyım"  gibisinden ve arkasından tekrar kontrol kayıpları ve bu kısır döngü sürüp gidiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte burda takılıp kalınan nokta bu. Eğer spor bir panzehir olarak kullanılıyorsa sorun var demektir. Başka şekilde ise spor insandan insana değişir. Bazılarına hiç iyi gelmez ve sevmezler. Bazılarını ise spor kilit gibi açar; streslerini alır, rahatlatır, kaslarını güçlendirir, vücutlarını şekillendirir, zinde tutar, güç ve motivasyon verir. Sporun size iyi gelip gelmediğini de yalnız kendiniz bilebilirsiniz. Eğer seviyorsanız ve iyi geldiğini biliyorsanız ve kendinizi (organizmanızı) kandırma çalışmalarına da girmezseniz (yani "Sadece zinde tuttuğu için yapıyorum" deyip aslında yediklerinizden pişmanlık duyup onları yakma peşindeyseniz boşuna kıvranmamanızı öneririm), spor böylece size keyif verdiği için hayatınıza soktuğunuz bir aktivite olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi? Çoğu yerde sporun işlevi yanlış şekilde beynimize kazındığı için bu şekilde yapılan spor tehlikeli olabiliyor. Çünkü yanlış anlamda yapılan bir spor tıpkı diyetler gibi vücudumuzu arkadan itmek oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şaşılacak ayrı bir durum da bazen gerçekleşebiliyor; o da şu ki: eğer dkzyi (yani mekanizmanızı) gerçekten anlamışsanız ('gerçekten'in altını çizerek söylüyorum mış gibi değil!!), yani bedeninizle bağlantı kurabilmişseniz; (kısacası eğer artık bedeniniz size güveniyor ve açlık tokluğunu söylüyor, siz de bunlara uymayı başarıyorsanız) bu durumda bazen içinizden spor yapmak, hareket etmek gelebiliyor. Bunun nedeni ise bedeninizin artık stok yapmaya gerek duymadığı ve fazla stokları eritme isteği. Bunda hiç anormal bir durum yok. Bunu size bedeniniz söylediği için onun dediklerini yapmanızda bir sakınca yok. Sadece artık kıtlık olmadığını anladığı için fazla stoklarından biran önce o da kurtulmak istiyor, o kadar. Bu durum da başınıza gelebilir ve hayrete düşebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında hayatında hiç spor yapmayan ve de hiç sevmeyen ama ince kalabilen insanlar sanırım cevap olabilecektir. Eğer siz sporu seviyor ve size iyi geldiğini biliyorsanız, yapıp yapmayacağınıza siz karar verin. Sporun ne şekilde tehlike getirdiğini artık biliyorsunuz. Yediklerinizle yaptığınız spor arasında bir bağlantı kurmadığınız, ona bir panzehir görevi yüklemediğiniz sürece neden olmasın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-7290901165054161392?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/7290901165054161392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=7290901165054161392' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/7290901165054161392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/7290901165054161392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/06/spor.html' title='SPOR'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6981528604859513477</id><published>2008-06-16T17:01:00.003+03:00</published><updated>2008-06-16T18:14:05.684+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>KÜÇÜK KÜÇÜK ŞEYLER</title><content type='html'>Şimdi bahsedeceklerimin bir konusu olmadığı için bu başlığı attım. Bu uygulamayla ilgili küçük küçük şeylerden bahsedicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum: bunu kullanarak kilo vermemeniz için hiçbir sebep yok. Eğer isterseniz ve karar verirseniz gerçekte hiçbir şey size engel olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ilk olarak şunu belirtmeden geçemiycem, yaptığınız diyetler sonucu hasta mısınız? Önce bunu tespit etmeniz gerekiyor. Blumia, anoreksia denilen hastalıklar bilinen gerçekler ve bunlara diyetler neden oluyor. Bu hastalıklar gerçekten ciddi ve dereceleri de var(başlangıç ve daha da ilerlemiş olarak). Sizi sizden daha iyi başka kimse bilemez. Kompülsiyonlar, yeme bozukluklarından bahsediyorum. Eğer bu hastalıklardan biri sizinleyse zayıflamaktan öte iyileşmek inanın çok daha önemli. Bu önemli bir konu eğer sorununuz ciddiyse başka bir yazıda konuşabiliriz (kitaplarda da bundan bahsedildiği için) şimdilik bunu geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde şimdi gelelim kilo verme sürecine :) bu süreçte bizi neler bekliyor? Şu bir gerçek ki eğer kilo vermeyi gerçekten istiyorsanız zorluklar size aşılabilir geliyor ve çaba göstermeye daha istekli oluyorsunuz. Ve sonuçta engelleri aştıkça olduğunu görüyorsunuz, keyfiniz yerine geliyor ve zorlukların aşılabilir olduğunu anlamış oluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıkmanın değil ama doymanın kafamızı karıştırdığı bir gerçek. Daha önce bahsettiğim gibi vücudunuzun mekanizmasını artık anlıyorsanız, adeta konuştuğunu hissediyorsanız bu çok güzel. Bunu yaşamak çok güzel. Eğer kafanızı karıştıran sadece doyma konusuysa bu küçük bir problem demektir, küçük değişiklikler ve biraz dikkatle bunu çözebilirsiniz. Ama sizden ricam ne olur bu küçük problemi tekrar büyük probleme dönüştürmeyin. (Ben bu yanılgıya oldukça çok düştüm..) Doymaya uyucam, daha da ve hemen kilo vericem diye kısıtlamaları bulaştırdım o zaman olanları biliyorsunuz zaten. Küçük bir problemken tekrar büyük bir problemle kalakaldım ve her şeye yeniden başlamak zorunda kaldım. Vücudun doğal bir seyri var, onu gerçekten doyurarak ve yavaş yavaş da doymaya daha uymaya çalışarak kendi doğal akış sürecine bırakmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuz artık size güveniyorsa, artık acıkıp doymayı hep yaşıyorsanız ama bazen doymayı aştığınızdan şikayet ediyorsanız bunun için de birkaç küçük şey yazalım öyleyse:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski alışkanlıklar: Eskiden yediğiniz miktarların şimdi size fazla geldiğini deneyimleyebilirsiniz, artık ne kadarla doyduğunuzu daha iyi bilebilirsiniz ama yine de bazen dalgınlıkla, bazen alışkanlıktan bazen de yeni miktarlar size garip geldiğinden uyum sağlamak zor olabilir. Alışkanlıklarınızdan kopmak, yeni bir alışkanlık oluşturmak bazen cersaret gerektirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engel diye düşündüğünüz şeyler: Bazen hiçbir engel olmadığı halde kafamızda engeller yaratıyoruz, ben bunlara hayali engeller diyorum. Örneğin sofrada ısrarlara engel olarak bakabiliyoruz ama gerçekte bunların üstesinden bir şekilde gelebiliriz. Hatta çoğu zaman sizin ne kadar yediğiniz diğer insanların umrunda bile olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yemeden durmak: Evet bu da özellikle uygulamanın başlarında bizi zorlayan şeylerden biri. Hele açlık-tokluktan heberimiz olmadığı zamanlarda midemizle değil, beynimizle düşünüyorduk ve her an bir şeyler yiyebilir durumda oluyorduk. Şimdi tok olmak, bir şey yemeden durmak, buna alışmak bu yüzden tuhaf gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve çok lezzetli yemekler: Bazen doyduğunuz halde yemek o kadar lezzetlidir ki bu yüzden biraz daha yemek istersiniz, doyduğunuz halde devam edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toksunuz ama canınız bir şey çekiyor: Bu durum bana biraz tehlikeli geliyor, eğer uygulamanın başlarındaysanız tok olarak bir şey yemek kafanızın karışmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doymayı çok aşmak: Bu durum başınıza gelirse korkularınız ortaya çıkabilir (hatta 'ben nasıl acıkacağım bir daha' diye saçma gelen bir paniğe yakalanmanız bile çok doğal..) ama sadece bekleyin tekrar acıkacaksınız merak etmeyin. Hiç acıkmayacakmışsınız gibi gelebilir ama bir zaman sonra bir anda tekrar acıkacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yersem korkusu: En önemli engeli en son yazdım. Bu korku bedenimizle aramıza kalın bir duvar örüyor. Onunla iletişimimizi adeta engelliyor. En tehlikeli engel işte bu. Kilo sorunu olmayan insanlar asla "Çok yersem" diye düşünmezler, açken sofraya oturduklarında sadece karınlarını doyurmayı düşünürler. Açken yemeye başladığınızda aklınızdaki tek şey karnınızı doyurmak olsun, zaten ancak böyle doymaya uyabilir, bedeninizin konuşmasını duyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bu uygulamayı kitaptan okuyup, öğrenmeye, uygulamaya başladıktan ve bedeninizle tekrar iletişim sağlayabildikten sonra amacınızı belirleyin. Bu diyet değil unutmayın. Mekanizmanızın nasıl çalıştığını, nasıl acıkıp doyduğunuzu deneyimlemedikçe olmaz. Bunu başardıktan sonra karar verin. Amacınız kilo vermekse sadece acıkınca yeyin ve doymaya biraz dikkat edin. Hepsi bu. Aç olmadığınız zamanlarda yemek için artık bahaneniz yok. Bunun da bazı zamanlarda çaba gerektirdiği bir gerçek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6981528604859513477?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6981528604859513477/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6981528604859513477' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6981528604859513477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6981528604859513477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/06/kk-kk-eyler.html' title='KÜÇÜK KÜÇÜK ŞEYLER'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-207694752717565602</id><published>2008-06-01T15:20:00.003+03:00</published><updated>2008-06-01T15:33:57.971+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>ÖNEMLİ NOT</title><content type='html'>Hepimiz kilo vermek istiyoruz, bu bir gerçek. Ama bunun için önce bunu iyi öğrenmek gerekiyor çünkü yanlış anlamalar çok oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İyice bekleyeyim, sonra istediğimden istediğim gibi yiyeyim'&lt;br /&gt;'Tatlı yemeyim böylece daha hızlı kilo verebilirim' ..... gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu tür yanlışlara sapmak,  ve özellikle diyetlerin yaratmış olduğu korku ve inançlardan kurtulmak kolay olmuyor. Alışkanlıklar, şunlar bunlar derken gerçekten kolay olmuyor. Ayrıca sabır da gerektiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden insanlar olmadığını görünce kolayca pes edebiliyorlar. Ancak tek açıdan bakmazsak, dkz diyet yaparken düştüğümüz hastalıklar ve yeme bozukluklarından bizi kurtarıyor. Bedenimizi dinleyebilir ve yiyeceklerle barışır bir hale geliyoruz. Bunun önemini diyetlerden çekenler bilir heralde. Zayıflama, bence bir bakıma bunun yanında ikinci planda kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo vermek dediğim gibi elbette kolay olmuyor, dkz bile olsa gayret göstermeniz gerekiyor. Ama diyetler kadar da zor ve hatta yapılması imkansız değil. Çünkü bedeninizle uyum içerisinde ilerliyorsunuz. Sabır gösterebilmek de diğer ayrı bir zorluğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben de kilo verme sürecindeyim. Belki sonuçları size daha güven ve cesaret verir diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim elbette sizin. İstediğiniz gibi her şeyi deneyimleyin. İsterseniz diyet yapmayı seçin. Sonucunda buna karar verecek olan da sizlersiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-207694752717565602?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/207694752717565602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=207694752717565602' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/207694752717565602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/207694752717565602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/06/nemli-not.html' title='ÖNEMLİ NOT'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-2060578884372446168</id><published>2008-05-23T15:05:00.004+03:00</published><updated>2008-05-23T15:50:06.172+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>BİRAZ UZUN BİR YAZI</title><content type='html'>Ben de kilo vermek istiyorum biraz. O zaman ne dersiniz başlayalım mı? Pratiğe uygularken aşamalar, engeller, nerelerde çaba göstermek gerekiyor.. yazayım dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞAMALAR:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Acıkmayı bekliyorum...&lt;br /&gt;                                     &lt;br /&gt;Acıkmayı beklemek önceleri çok zor gelebilir. Özellikle  eğer daha önce diyet yapmışsanız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaba: Burda acıkmayı öğrendiğiniz için bekleyerek çaba göstermeniz gerekiyor. Beklemenin karşılığını alıyorsunuz çünkü acıkmanın gerçekten ne olduğunu öğreniyorsunuz. Yemekler çok daha lezzetli ve yemek yemek çok daha keyifli bir hale geliyor. “Yemek yemenin bu kadar zevkli olduğunu bilmiyordum” bile diyebilirsiniz... Ve hatta “Ben yemeklerimi hiç acıkarak başlatmıyormuşum ki..” bile diyeceğinizden eminim aslında. Ve bunu öğrendikten sonra acıkmayı beklemek size zor gelmemeye başladığı gibi artık acıkma dışında yemek yemek bile istemeyeceksiniz çünkü ne kadar zevkli olduğunu görmüş hale geleceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi sabredip (belki bir parça da zorlanıp) bekleyin. Ve sonra beklediğiniz an geldiğinde artık aklınızda tek şey ne olursa olsun karnınızı doyurmak olsun. Kilo almayı, çok yemeği şimdilik unutun. Çünkü burda tehlike aslında çok yemek değil, aksine karnınızın doymaması. Karnınızı doyurmazsanız vücudunuzu savaşmaya zorlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve acıkmış halde yemeğe oturunca aldığınız keyfin yanında bir de karnınızda güzel bir doygunluk hissi de duymaya başlayacaksınız. İşte aslında doymanın ne demek olduğunu öğrenmeye başlıyorsunuz. Acıkmadan başladığınız yemeklerde böyle bir hissi duyamazsınız. Bu his olmayınca elbet de duramazsınız, nasıl bileceksiniz nerde duracağınızı? Bu yüzden belki bu aşamada daha önce neden doyma hissi olmadan durmadan yediğinizi anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Acıkmayı bekliyorum-doymayı öğreniyorum ve artık yavaş yavaş bedenimin acıkma ritmini öğreniyorum. Kısacası bedenimi tanıyorum. Canı ne çektiğini söylüyor, ne istediğimi daha iyi biliyorum, ne zaman acıkacağımı tahmin edebiliyorum, ne kadarla doyacağımı az çok kestirebiliyorum, deneyimliyorum, çaba gösteriyorum ve deneyimleyerek öğreniyorum. Ve artık yemek yemeyi daha çok seviyorum, daha çok zevk alıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, aslında görüldüğü üzere ilk aşama bu işin özü, 2. aşama ise bunun oturtulması, yeni bir alışkanlığın oluşturulması ve günlük hayatın içine uygulanması. Bunu bir örnekle özetleyebilirim; yeni bir şey öğrenmek gibi; örneğin araba kullanmak. Kursta size araba kullanmayı öğretiyorlar, sınavları geçip ehliyet alıyorsunuz, hatta isterseniz üstüne hocadan direksiyon dersleri de alıyorsunuz ama gerçekten hazır mısınız? Tabiki hayır. Trafiğe çıkıyorsunuz ama acemilik döneminiz oluyor. Bu dönemi deneyimleyerek öğreniyorsunuz. Her tecrübenizde hatta hatanızda başka bir şey öğreniyorsunuz ve nasıl yapılacağını anlıyorsunuz. İşte bu aşamayı da buna benzetebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaba: Burda çaba göstermeniz gereken şeyler de az çok aynı. Acıkmayı beklemelisiniz (bu sizin odak noktanız, dönüp dolaşıp geleceğiniz yer olmalı çünkü yemeyi fazla kaçırdığınızda –ki öğrenme aşamasında mutlaka olacak- ya da öngörülmeyen herhangi bir yemekte o veya bu sebeplerle acıkarak başlamadığınız bir yemekte “Eyvah ne yapacağım?” sorusunun yanıtı panik yapmaya gerek kalmadan “Tekrar acıkmayı bekle” olacaktır..) Ve burda önemli olan bir diğer şey de doymayı gerçekten sağlamanız, nedenini sanırım artık söylemeye gerek yok, biliyorsunuz. Ya da tehlikelere karşı bir daha mı söylesek acaba? Bedeninizi doyurmazsanız, o ne yapacağını çok iyi bilir ve sizi zorla yemelere zorlar. Daha da zayıflayacağım hayalleri kurarak doymayı sağlamazsanız oluşturmaya çalıştığınız düzeni elinize yüzünüze bulaştırırsınız ve pişman olup her şeye yeniden başlamak zorunda kalırsınız. Bu hatırlatma sanırım iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamada bir düzeniniz olmuşsa acele etmeyin. Her şey yolunda ve çok güzel demektir. Kilolar ne zaman gidecek saplantısına kapılmayın. Uygulamayı az çok başarıyorsanız bundan iyisi yok. Kafanızın karışması da çok normal, acaba fazla mı yedim, doydum ama aştım mı biraz gibi.. Bazen az, bazen fazla, giderek daha iyi öğreneceksiniz. Kilo saplantısından öte ne kadar güzel çalışan bir mekanizmanız varmış ona odaklanın derim. “Eskiden böyle miydi ya? Yemek yememekle boğuşurdum, fazla fazla yer sonra pişmanlık duyardım. Şimdi ne güzel acıktığımı doyduğumu anlayabiliyorum, daha iyisini yapabilir miyim diye bile düşünebiliyorum.” İnanın bunu söyleyebilir hale geleceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamada iki tavsiyem var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Dediğim gibi hız vermek uğruna eski düşüncelerinizi, kısıtlamaları diyetleri bulaştırmayın. Belli bir düzen tutturmuşsanız gayet güzel, acele etmeyin, çok yedim diye üzülmeyin nasıl olsa acıkmayı bekleyebiliyorsunuz artık.&lt;br /&gt;2.Acemilik döneminde olduğunuz için her şeyi doğru yapmaya çalışın, biraz iç sesinizi dinleyin. Bu aşamada doğru şeyleri yapmak önemli elinizden gelenin en iyisini yapın. Araba sürmeyi düşünün, öğrenme aşamasında bir iki küçük kaza yapabilirsiniz ama büyük bir hata yapıp büyük bir kaza yaparsanız araba kullanmaktan korkabilir hale gelebilirsiniz ve de öğrenemezsiniz. Burda da mesela, “Şimdi aç değilim, istesem de yemeyebilirim canım da istemiyor ama yesem bişey olmaz nasıl olsa öğrendim” diye yerseniz bu kafanızın karışmasına, korkularınızın yeniden gelmesine neden olabilir. Bu yüzden yeni düzeniniz oturana, iyice öğreninceye kadar bu acemilik döneminde biraz daha dikkatli olup biraz daha gayret gösterin derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyimleyerek acıkmanızı, doymanızı tanıyın. Ne kadarla doyduğunuzu öğrenin. Fazla yediğinizde nasıl geç acıktığınızı gözlemleyin. Doymayı deneyimleyin. Bedeninizle barışın, onu tanıyın, ihtiyaçlarına kulak verinVe en önemlisi artık bedeninize acıktığı zaman doyacağı güvenceyi verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Bu aşamada sadece devam ediyorum (belki biraz daha ilerlemiş olarak)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaba: Burdaki çabanız aslında sizin günlük hayatta karşılaşabileceğiniz, size ait engeller. Mesela, eski alışkanlıklarınızla mücadele (örneğin eskiden yemeye alışmış olduğunuz -acıkmadığınız halde- atıştırmalar), yemek saatlerini birlikte olacağınız insanlarla yemek için acıkmayı ayarlamak, doymayı aştığınızda nasıl rahatsız olduğunuzu fark edip biraz daha gayret göstermek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda da sabırlı davranıp kendi ritmine bırakın. Diyet kısıtlama bulaştırmamayı aklınıza yazın. Sonuç aldıkça korkularınız da azalacak ve ilerledikçe daha da ustalaşacaksınız. Önceleri acemi bir şöförken başardıkça usta bir şöför olacaksınız yani :) ve artık aklınıza takılan soruların da cevabını da kendiniz verebilir hale geleceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofranız renklenecek, kilo almanın nedenleri tatlı, yağlı, tuzlu, glisemik endeksli bilmem neli besinler olmadığını bizzat kendiniz yaşayarak öğreneceksiniz. Kilo almanın asıl sebebi beslenme duyumlarına kulak vermemek. O veya bu bahaneyle tokken yemek, diyetler yüzünden kapıldığınız konrol kayıpları ile yemek, yemeyi acıkma ve doymayla çakıştırmamak (yani acıkma ve doymayı tanımamak). Bunlara uyduğunuzda bedeniniz kendi yönlendirecek zaten sizi. Gördüğünüz gibi ama bu da çaba göstermeden olmuyor ama öğrenince de kalıcı oluyor ve diyetler gibi hasta etmiyor. Çünkü bizde olan fizyolojik bir şeyi tekrar çalıştırıyoruz hepsi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman ne dersiniz; başlayalım mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-2060578884372446168?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/2060578884372446168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=2060578884372446168' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2060578884372446168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2060578884372446168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/05/biraz-uzun-bir-yazi.html' title='BİRAZ UZUN BİR YAZI'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3710299124524984611</id><published>2008-05-21T14:40:00.004+03:00</published><updated>2008-05-21T14:44:14.820+03:00</updated><title type='text'>TUBİKKO'NUN VEDASI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Sevgili Arkadaşlar;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben kendi adıma uzun zamandır yazamadığımın farkındayım ve bundan sonra da yazabileceğimi sanmıyorum.Bunun sebebi 2 ay önce başladığım yeni işim.İnanılmaz derecede yoğun zamanlar yaşıyorum ve inanın kendi kişisel bloguma bile vakit ayıramıyorum.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu sebeple artık DKZ yolculuğunda sizlere başarılar dilerken veda ettiğimi de söylemek durumundayım...Bu işi gerçekten kavrayınca emin olun başarmamak için hiç bir sebep yok...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Herkese sevgiler ve başarılar dileklerimle....HOŞÇAKALIN...&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3710299124524984611?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3710299124524984611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3710299124524984611' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3710299124524984611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3710299124524984611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/05/tubikkonun-vedasi.html' title='TUBİKKO&apos;NUN VEDASI'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8418539096459677204</id><published>2008-05-16T13:12:00.001+03:00</published><updated>2008-05-16T13:51:01.486+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>NEDEN ÇOK YİYORUZ MERAK EDEN VAR MI?</title><content type='html'>Herkeslere merhabalar.. Nasılsınız? Her şey nasıl gidiyor? Ben, bu yolu seçip emek vermek isteyenlere yardımcı olabilecek birkaç şey önemli şey söylemek istiyorum. Bazen yazılacaklar bitmiş gibi geliyor ama çok şey keşfediyorsunuz zamanla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doyduğunuz halde neden çok yediğinizi mi düşünüyorsunuz? Uygulamayı anlıyorsunuz, kafanıza yatıyor, mantıklı geliyor, bazen yapabiliyorsunuz hatta ama nedense bazı zamanlar neden fazla yediğinizi keşfedemiyorsunuz veya bunun gibi örneğin neden aç olmadığınız halde bekleyemediğinizi çözemiyorsunuz.. Ya da kısacası, bu uygulamada yapamadığınız bazı şeylerin nedenini merak ediyor olabilirsiniz. İşte bunun nedenini açıklamak istedim size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyleki; bunu aslında içinizde bir şeye öğretiyorsunuz. Bu “içinizdeki şey”le demek istediğimin adını siz koyun; ister bilinçaltı ya da kontrol mekanizması, vücudunuz, beyniniz, bedeniniz, alt beyin vs.. Adına ne derseniz deyin, onun öğrenmesi mantığa dayalı değil, deneyimlere bağlı olarak öğrenmesine dayalıdır. Tıpkı bir çocuğun öğrenmesi gibi. Aslında işin esas noktası burda. Ona tıpkı bir çocuk gibi davranıp her şeyi yeniden 0’dan başlayarak öğretmeniz gerekli. Ben şimdilik buna bilinçaltı diyerek bahsedeceğim. Mesela anlayamıyorsunuz sanki içinizde başka biri var ve o yediriyor size, sizin kontrolünüzün dışında. Mantığınız başka şey söylüyor, yaptığınız şey başka. Bunu zaman zaman yaşıyor musunuz?  Neden çok yiyorum diye sorup cevap bulamıyorsanız cevabı oldukça basit aslında: bilinçaltınız daha önce onu aç bıraktığınız için (bunu deneyimlenip öğrendiği için..) onu tekrar aç bırakacağınızdan korkuyor, hepsi bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi zorlayacak olan şey ise işte bu öğrenme süreci. Acıkmayı beklerken, ya da doymaya uymaya çalışırken ya da herhangi başka bir adımda zorlanabilirsiniz. Ama bu zorluğun geçeceğini bilin çünkü ona artık bir daha aç kalmayacağını, acıktığında yemeğe ulaşabileceğini göstererek onu zaten doğal olarak çalışacağı seyrine ayarlıyorsunuz. Kısacası her şey normal ve doğal seyrine giriyor ve hiçbir sorun kalmıyor. Zorlandığınız zaman içinizdeki korkan çocuğu düşünün ve yaptıkça başardıkça korkularının geçeceğini ve artık normal seyrine oturacağını aklınıza yazın. Buna güvenin gerçekten oluyor! Başardıkça üstesinden geleceksiniz. Zorlansanız da üstüne gidin derim (bazen acıkmayı beklemek gerçekten zor oluyor..) Ama dediğim gibi bu korkunun sebebi vücudun aç kalma tehdidiyle karşı karşıya olması ve kendini korumaya alması. Bekleyebildiğiniz sürece, biraz çaba gösterdikçe artık her şey kendiliğinden olmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bunu bilmenin biraz olsun yardımı olur.. İyi şanslar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8418539096459677204?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8418539096459677204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8418539096459677204' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8418539096459677204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8418539096459677204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/05/neden-ok-yiyoruz-merak-eden-var-mi.html' title='NEDEN ÇOK YİYORUZ MERAK EDEN VAR MI?'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6173720568491472853</id><published>2008-04-28T16:01:00.003+03:00</published><updated>2008-04-28T16:14:03.502+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>ÖNERİLER</title><content type='html'>Bu sefer kısa ama öz yazacağım :) Bununla ilgili diyebileceğim her şeyi dediğimi düşünüyorum (aklınıza takılan şeyler varsa o başka..) bundan sonrası kitabı okuyarak, deneyimleyerek ölçüp tartarak uygulaması ve “uygularken” öğrenmesi size kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim tek bir önerim var: Basit adımları anlıyorsanız, bazen yapabiliyor hale geliyorsanız, öğrenmeye ve anlamaya başladıysanız ama takıldığınız yerler ya da durumlar varsa onları bulup yazmanız. Çünkü uygulama aslında çok basit ve sonuç verici: acıkıyorsunuz, yemeğinizi yiyorsunuz, doygunluğu hissediyorsunuz ve ona uymak için çaba gösteriyorsunuz. Olay bu kadar. Kendi acıkma ritminizi öğreniyorsunuz. Bunu yaparken hangi adımlarda veya hangi koşullarda takılıyorsunuz? Onları bulmaya çalışın ve düzeltmek için çaba gösterin. Yeni alışkanlığınızın oturması için çaba göstermeniz gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6173720568491472853?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6173720568491472853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6173720568491472853' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6173720568491472853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6173720568491472853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/04/neriler.html' title='ÖNERİLER'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-531670465778340174</id><published>2008-04-08T10:13:00.004+03:00</published><updated>2008-04-10T11:42:16.628+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>ÖZET</title><content type='html'>Bu uygulamanın ne olduğu hakkında bir özet yapmak istedim çünkü biliyorum ki uygularken kafalarımız bazen çok karışıyor. Bazen de bazı önemli detayları gözden kaçırıyor, atlıyoruz ya da zayıflamak adına diyetleri bulaştırabiliyoruz. Tüm bunları engellemek için uygulamanın basit bir özetini yapmak istedim; nedir ne değildir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En basit şekliyle anlatılacak olursa bu şöyle bir şey; acıkmamız, doymamız bizim doğal olarak çalışan, kendiliğinden var olan ve bizim ağırlığımızı koruyabilmemizi sağlayan mekanizmalardır. Bunlar doğuştan zaten bizdedir, diğer tüm doğal mekanizmalarımız gibi bunu doğa bizim için vermiştir. Bu uygulamada da asıl amaç, şu veya bu nedenlerle unuttuğumuz bu mekanizmaları tekrar harekete geçirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıkmayı tekrar öğrenmek, bu uygulamada atacağınız en büyük adım. Çünkü ancak acıkmanızı tam olarak tanıdığınızda bu iş başlayacak. Kısacası; başka nedenlerden dolayı değil, artık sadece acıktığınızda yemek yemeyi başlatacaksınız çünkü artık acıktığınızda yemek yemeye ihtiyacınız olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyet yaptıysanız ve hastalığa kapıldıysanız acıkmayı beklemek önceleri kolay olmayabilir (çünkü daha önce bedeniniz kıtlığa göre hareket ettiği için yine eskiden olduğu gibi size türlü bahanelerle yemenizi söyleyebilir..) Ama acıkmanızı bekleyemezseniz bu işi de başlatamazsınız. "Gerçek" açlığı hissedene, onu tanıyana ve öğrenene kadar çaba göstermelisiniz biraz. Ama daha sonra, yaptıkça, her şey doğal akışında seyretmeye başlayacaktır. Bazen kafanızı meşgul eden (diyet palavralarından kaynaklanan..) başka şeyler de olacaktır bir süre bunlarla mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz. Ama işin özü, acıkmayı öğrenmek ve bedeniniz her ama her acıktığında onu doyurmak (ki bedeniniz artık acıkma sinyali gönderdiğinde onu doyuracağınızı anlasın ve başka yöntemlere başvurmasın..). Doyma konusuna gelince; kilo alma korkularınızı ve tüm kısıtlamaları cesaret edip bir kenara bırakabilirseniz “gerçekten acıkarak” başladığınız her yemekte doymayı algılayıp hissedebileceksiniz. Bu tatlı doygunluğu, kısıtlamalardan uzaklaştıkça giderek daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra baş etmeniz gereken eski alışkanlıklarınız, korkularınız gibi şeyler var. Ama esas olan işte bu doğal mekanizmayı tekrar işletebilmek. Kısıtlama, diyet bulaştırmamış insanlar size düşündüğünüzden çok şey öğretebilir. Ve aklımızı karıştıran doyma konusu için de söyleyeceğim birkaç bir şey var.. Acıkmayı öğreniyoruz, ilerliyoruz ama doyma aşamasına gelince eskiden kalma inançlarımız yüzünden ya da süreci hızlandırıp kilo vermek adına kısıtlama ya da diyetleri bulaştırıyoruz. Hatta bunu bazen farkında olmadan yapıyoruz çünkü öyle inanmışız ki şunu veya bunu yediğimizde kilo alacağımıza.. Bunlara son vermeden, kıtlığın bittiğini ilan etmeden bedeninizle ve kendinizle verdiğiniz mücadelenin sonunu göremezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat ederseniz burda siz bir şey yapmıyorsunuz, bedeniniz size acıktığını da doyduğunu da haber veriyor. Kendiniz müdahale ederseniz bu doğal işleyişi bozarsınız. Doymayı bedeninizi kandırarak devam edemezsiniz, "doymuş olmalıyım" diyerek bir yere varamazsınız. Doymak da acıkmak gibi bir deneyimdir. Acıkarak başladığınız her yemekte doymayı "deneyimleyin". Bu güzel hissi her acıktığınızda bedeninize yaşatın, tekrar yaşatın. Karnınızda oluşan o doygunluk hissini yaşayın. Zayıflamaktan öte bu muhteşem mekanizmanın çalışmasına öncelik verebilirseniz her şey daha güzel olur bana kalırsa. Çünkü ancak bu doğal mekanizma çalışmaya başladığında gerçekten bir şeyler olmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedeninizin acıkınca ihtiyaçlarının karşılandığını bilmesi temel prensip diyebiliriz. Kıtlığın bittiğini bilen bedeniniz fazla stok yapmayı bırakıyor. Bundan sonra rahatlıyor ve sizi bahanelerle değil, "gerçekten" ihtiyacı olduğu zaman acıkma sinyaliyle yemek yemenizi başlatmayı sağlıyor. Ve eskiden gereksiz yere stok yapmışsa artık bunlara gerek duymadığı için sizi daha az acıktırarak ya da daha azla belki doymanızı sağlayarak bu fazlalıklardan harcamaya başlıyor. Ama dediğim gibi buna kendisi karar verip kendisi yapıyor, siz ona güvenmeyip diyette olduğu gibi müdahale etmeye kalkarsanız bu iş yine olmaz.. Bilmem işin özünü özetleyebildim mi? Diyetlerin neden sakıncalı olduğunu belki şimdi biraz daha iyi anlayabiliriz ve hatta bunun hakkında konuşabiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-531670465778340174?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/531670465778340174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=531670465778340174' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/531670465778340174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/531670465778340174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/04/zet.html' title='ÖZET'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8858698335333961356</id><published>2008-03-23T23:47:00.002+02:00</published><updated>2008-03-24T00:45:48.912+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>Zorluklar ve Başarı</title><content type='html'>Eveeet.. Herkese merhabalar.. Ben birkaç şey söylemek istiyorum. Dkz hakkında, karşılaşılan şeyler hakkında. Öncelikle şunu söylemeliyim ki dkz gerçekten kalıcı zayıflama sunuyor ve diyet yaparken düştüğümüz hastalıklara izin vermiyor. Sağlık ve huzur da getiriyor diyebilirim ve kafamızı yemek düşüncelerinden arındırıp bir anlamda hayatımızı yaşamamızı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Daha önce de dediğim gibi benim dkzyi anlatmam zor bunu öğreneceğiniz tek kaynak Ozan Tunçer'in kitapları. Hangisi derseniz "Zayıflamak" adlı olanı takip edebilirsiniz derim. Benim söyleyeceğim şeyler ise dkzyi anlayıp uygulamanın öyle göründüğü kadar kolay olmadığı. Gerçek anlamda bir çaba göstermeniz gerek ama bu çaba kesinlikle ve kesinlikle "az yiyeyim" ya da "şunu yemeyim" diyerek değil. Ben bunu uygulamak için çok zaman ve emek verdim ama hiçbir zaman "Bu yöntem işe yaramıyor" demedim. Hep nerde hata yaptığımı bulmaya çalıştım ve gerektiğinde tekrar tekrar başa dönmüş buldum kendimi. Ama sonunda hep yaptığım hatayı yakaladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Şimdi benim size tavsiyem kitapta yazılan adımları cesaret ederek teker teker uygulamanız. Ve o basamağı gerçekten anlayıp başardıysanız ve kendinizi ilerlemek için hazır hissediyorsanız diğer basamağa geçmeniz. Bana neler zor gelmişti tek tek hatırladığım kadarıyla yazayım. İlk önce acıkmayı beklemek.. Bu çok zor gelmişti. Vücudum sanki onu tekrar kandırıp, aç bırakacağımdan korkuyordu. Ve sonra acıkınca doymak.. Bu da öyle sanıldığı kadar kolay değil. Bir kez acıkmayı beklemeyi başardınız mı ve artık beklemek sizi korkutmuyor hale geldi mi bu sefer bedeninizi doyuracağınızı ona göstermelisiniz. Burda kesinlikle yasak besin serbest besin kavramı olmadan, kısıtlamaları kafanızdan gerçek anlamıyla atmanız gerekecek. Bunlar zaman içinde olacak şeyler, artık kıtlığı bitirdiğinize, bolluğu getirdiğinize ve her acıktığında doyacağına bedeniniz size inanmalı ve güvenmeli. Bunu sağlayabilmeniz aslında bu işin kilit noktasını oluşturuyor diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Ben bu adımları geçtikten sonra da yanılgılara düştüm. Mesela daha da iyisini yapabilirim deyip kilo aldırdığına inandığım şeyleri bazen farkında olmayarak yasakladım. Bu bir anlamda kıtlık sinyalidir ve vücudun alarma geçmemesi mümkün değildir. Bir besini yasaklarsanız bir zaman sonra kendinizi o besine saldırırken bulursanız hiç şaşırmayın.. Bir diğer hatam da sofradan gerçekten doyarak değil "doymuş gibi yaparak" kalkmamdı. Bedeninizi kandırabilceğinizi düşünmüyorsunuz heralde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     İşte bolluk alt yapısını oluşturduğunuzda artık biraz daha ilerdesiniz demektir. Bu aşamada bazen acıkmadan yediğinizi fark edip, "Aslında bekleyebilirdim", "Aslında doymuştum, daha az yiyebilirdim" gibi cümleler de kurmaya başladıysanız baya ilerlemişsiniz demektir. Ama malesef yolun bundan sonrasında da zorluklar var.. (Evet malesef çok kolay değil..Biraz çaba..) Bundan sonra motivasyon düşüklüğü en büyük düşmanınız. Sabır gerekiyor, sonuç almak için önce uygulamak gerekiyor. Burda olmadığını görüp moralinizin bozulması biraz doğal. Burda ben "Beklemenin mucizesi"ni gördüm. İnat edip beklerseniz acıkmanızı, yani motivasyon düşüklüğü yaşayıp "Olmuyor nasılsa" deyip acıkmadığınız halde yemek yiyerek değil, beklerseniz ve yavaş yavaş da (artık doygunluk veren miktarları az çok biliyorsunuz, onlara uyarsanız..) sonuç almaya başlayacaksınız. Ve sonuç aldıktan sonra zaten her şey hızlanıyor. Acıkmadığınız zaman yemek yiyemiyor hale geliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Burda asıl önemli olan ne kadar istediğiniz. İncelmeyi ne kadar istiyorsunuz? Çok istemeniz size zorluklarla mücadele edebilme gücü sağlıyor. Yani işte böyle... Ve benim bir tavsiyem de; doymaya uyabilme süreci en zorlayıcı olanı heralde burda motivasyonunuzu yüksek tutmanız için size sporu önerebilirim. Ama spor "yediklerimi yakayım" diyerek değil elbet (tabi herkes için uygun da olmayabilir ama sevenler ve iyi geldiğine inananlar için), vücudu daha sağlıklı tutuyor ve gelişmeleri biraz hızlandırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Dkzde son nokta; artık öğün saatleriniz kafanızda saatleri biraz oynak şekilde belirlenmiş, canınızın çektiğini abartmadan yiyebildiğiniz ve zevk aldığınız bir nokta. Zayıflamak için gerçekten az yemeniz gerekiyor ama diyetten farkı "az yiyeyim" asla yok, "bu kadarla doyarım" var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Son olarak; işte dkznin zorlukları bunlar. Eskiden kalma alışkanlıklarınızla mücadele ediyorsunuz ve yeni bir şey öğrenip oturtmaya çalışıyorsunuz. Tabiki kolay değil. Ama pes etmeden bu öğrenme sürecinde var olmak ve kendinizde o gücü bulmak sizin elinizde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8858698335333961356?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8858698335333961356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8858698335333961356' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8858698335333961356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8858698335333961356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/03/zorluklar-ve-baar.html' title='Zorluklar ve Başarı'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6414543707855421727</id><published>2008-03-06T00:23:00.002+02:00</published><updated>2008-03-06T00:56:21.107+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>Düşebileceğimiz en Büyük Yanılgı</title><content type='html'>Sizlerle üstünde birkaç gündür düşündüğüm ve kendim düştüğüm bir yanılgıyı paylaşmak istedim.. Tahmin edebileceğiniz gibi: kısıtlama.. Bu öyle bir mikrop ki kısıtlamadan kilo verebileceğimize inanamıyoruz adeta.. Ozan Tunçer'in "Zayıflamak" adlı kitabını bir kez daha gözden geçirdim ve düştüğüm yanılgıyı anında yakaladım.&lt;br /&gt;       Öncelikle bu işle ilgileniyorsanız o kitabı mutlaka okumalısınız bence. Çünkü bu olayı 'tam anlamıyla' o kitaptan öğreneceksiniz. Bizler burda küçük farklar yaratabilir ve destek olabiliriz sadece. Gerçek anlamıyla ordan öğrenip anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;       Şimdi düştüğüm yanılgıyı söyleyeceğim ve belki bu sizler için de bir uyarı niteliği taşıyıp yol gösterici olabilir. Ben bildiğiniz gibi bir-iki kilo verdim ama bu hafta sonunda kötü bir şey oldu. Bir öğünü fazla kaçırdığımı düşündüm ve arkasından panik oldum (nasıl olduğunu tahmin edersiniz..) ve işte burda biraz ipler koptu. Çünkü telaş edip "Aman az yemeliyim" diyerek kısıtlamaları bulaştırmıştım.. Böyle yapınca her şey alt-üst oldu ve öncekinden de çok yedim çünkü mekanizmaları kendim kontrol etmek istemiştim, bir anlamda organizmamı kıtlığa boğdum ve onu savaşmaya zorladım. Sadece yemek yemeyi etkilemiyor bu, hayatınızın her saniyesi bununla boğuşmakla geçiyor.. Bir anlamda hayatı yaşayamıyorsunuz.&lt;br /&gt;       İşte kitabı tekrar gözden geçirince bir şey yakaladım: acıkınca karnınızı doyurmaya söz vermelisiniz. Aslında bu işin anahtarı işte burda. Bunu bedeninize yaşatarak, acıktığınızda onu sevdiği ve canı istediği besinlerle besleyerek gerçek anlamda doyurursanız ve bir daha asla "Az yiyeyim şimdi" cümlesini kurmazsanız, direnmekten vazgeçecek, fazlalıklardan kendi kurtulmak isteyecek, kendisi size az yemek istediğini söyleyecek ve sizin de tek işiniz bunlara uymaya çalışmak olacak. Ama kesinlikle bu dışarıdan bir dayatma olmayacak, siz ve bedeniniz birlik ve beraberlik içinde zevkle ve huzurla kilo vereceksiniz. Ve bence en önemlisi; hayat güzel, huzurlu ve yaşanabilir hale gelecek.. Bana kalırsa burdaki tartılma günlerine takılmayın, her ay tartılıp kilonuzu belirtmenize gerek yok bence. Hatta ve hatta bunu iyice anlayıp uygulayabilir hale gelinceye kadar hiç tartılmayın. Bu kontrol mekanizmalarını ele geçirmek tartının söylediğinden çok daha önemli. Kaldı ki tartı aleti "Eyvah kilo vermem gerek!" gibi telaşlara neden olabilir. Bunu iyice oturtana kadar tartı aletini unutun gitsin.&lt;br /&gt;      Dediğim gibi hepimizin yapmaya uğraştığı şeyin kilit noktası aslında burda. Ne olursa olsun hiçbir koşulda kısıtlama yapmayın. Ozan Beyin dediği gibi şişmanlatan besin yoktur. Kıtlığı geri göndermek bu işin asıl anahtarıdır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6414543707855421727?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6414543707855421727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6414543707855421727' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6414543707855421727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6414543707855421727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/03/debileceimiz-en-byk-yanlg.html' title='Düşebileceğimiz en Büyük Yanılgı'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8178295076082623128</id><published>2008-03-03T13:47:00.007+02:00</published><updated>2008-03-05T12:12:51.342+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tartılma Günü'/><title type='text'>4. TARTI ZAMANI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_K3-PRPtY6Mk/R85x3W3Oh9I/AAAAAAAAAAU/mXrhH9Gsr-Q/s1600-h/adsÄ±z+y.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174198217739241426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_K3-PRPtY6Mk/R85x3W3Oh9I/AAAAAAAAAAU/mXrhH9Gsr-Q/s320/ads%C4%B1z+y.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173798521574568370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 8px; CURSOR: hand; HEIGHT: 4px; TEXT-ALIGN: center" height="97" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_K3-PRPtY6Mk/R80GV-nksbI/AAAAAAAAAAM/ZOD9DctjSos/s320/ads%C4%B1z.JPG" width="320" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Merhaba arkadaşlar !&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;01.03.2008&lt;/span&gt; diye kararlaştırdığımız 4. tartı gününde yine burdayız sonuçlar nasıl cok merak ediyorum umarım hersey yolundadır,benım bu ay cok ciddi bir değişiklik yok ,ama almamış olmamda cok güzel;) umarım sızlerın daha ıyıdır ben herkesın kılolarını buraya yazacagım ,once ,tartılmayıı unutanlarrrr ?????&lt;br /&gt;hadi herkezz tarılmaya ??&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8178295076082623128?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8178295076082623128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8178295076082623128' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8178295076082623128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8178295076082623128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/03/4-tarti-zamani.html' title='4. TARTI ZAMANI'/><author><name>secill</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12790606220450581228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_K3-PRPtY6Mk/R85x3W3Oh9I/AAAAAAAAAAU/mXrhH9Gsr-Q/s72-c/ads%C4%B1z+y.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3048162000950733439</id><published>2008-02-19T15:36:00.003+02:00</published><updated>2008-02-19T22:35:05.274+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gerçek Hikayeler'/><title type='text'>TECRÜBE</title><content type='html'>Eveet.. Sizin de istediğiniz gibi bu yoldaki deneyimlerimi paylaşmak istedim. O zaman şöyle başlayım; diyet maceram nasıl başladı? Ben ilkokuldayken toplu olmama rağmen diyet düşüncesi bile geçmezdi aklımdan. Yediklerimle alakalı olduğunu bile düşünmezdim. Ortaokula geçince kilolarım birden bire kendiliğinden gidiverdi. O zamanlar başladığım sporun (yüzmenin) bunda etkisi vardı tabi ama sadece bu olamazdı. Her neyse liseye geçinceye kadar öyle bir sorunum olmadı ama lisenin sonlarına doğru biraz kilo aldım. Eminim ki bu sınav ve büyümenin getirdiği streslerden kaynaklanıyordu. İşte ne olduysa o zamanlar oldu: korkuya kapıldım. Kilo alıp şişmanlama korkusuna kapıldım ve rejim, diyetle ilgili bir sürü yazı okuyup bilgi edinmeye başladım. Ve bunları uygulamaya.. Kısıtlamaları bulaştırdım. 1günde toplam şu kadar kalori almalıymışım, light yemeliymişim, şunu şununla yememeliymişim, meyveyi yemeklerden 2saat sonra yemeliymişim.. Daha o kadar çok şey var ki böyle abuk subuk. Denediyseniz sizlerin de karşılaştığına eminim detoks, arınma, şu spor, bilmemne diyeti, bu yöntem.. Ağzı olan konuşuyor adeta. Bizi korkutup aşağılıyorlar ve aynı zamanda değersiz hissetmemize de neden oluyorlar. Kilolu olursak yaşamamalıyız adeta. Çok kötü bir utanca boğuyorlar. Ve bu o kadar büyük bir pazar ki saçmalık olduğuna kimse inanmıyor. O kadar yazık oluyor ki insanlara.. Çünkü diyetler doğal değil ve doğaya karşı kimse direnç gösteremez. Bu, bu kadar basit bir kuraldır. Eninde sonunda doğa sizden öc alır. Diyet yapamazsınız. Bunu kesin söylüyorum ben. Diyet yapanlar bir yerden sonra kendilerini tutamadıklarında suçlu hissetmesinler lütfen çünkü bu onların suçu değil. "Niye işte ben gayet güzel yapıyorum" diyenler de bir süre sonra hasta olacaktır. Bu kaçınılmaz sondur. Malesef bu gerçektir. Bu siteye inanmayanlar, saçmalık diyenler oluyor bazen. Biz burda kimseyi inandırmaya çalışmıyoruz ki. Biz burda gerçeklerden bahsediyoruz. Diyet tuzaklarına düşmek istemeyenleri, ya da düşmüş de kurtulmak isteyen herkesi bekleriz. "Yok ben yine de diyet yapacağım" derseniz size ne diyebiliriz ki? Benim size dileyeceğim tek şey umarım çok hasta olmadan o yoldan dönmeyi başarırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları bu kadar açık ve net söylememin nedeni kendim yaşamış olmam. Dediğim gibi lise sondan itibaren diyet yapmaya başladım ve bu tam 5yıl sürdü. Üstelik şimdi bakıyorum şişman değildim bile! Diyet yapmanın sakıncalarından biri de bu işte; zayıf olsanız da şişman hissediyorsunuz ne acayip değil mi? Ve her zaman kendinizle savaş halindesiniz yemek yememek için. Sanki içinizde korkunç bir canavar var ve olur da bırakırsanız tüm yemeklere saldıracak ve durduramayacaksınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha neler neler.. Aklımdan pasta,tatlı hayalleri geçmesi.. Sofraya oturduğumuzda kontrolsüzce yemek yemeler.. Üzülüp sıkıldığımda direk yemekte teselli bulmalar.. Çok yediğimde hemen bunları yakmak için spora sarılmalar.. Kısacası cehennem hayatı.. Hayatım bunun üstüne kuruluydu hep. Başka bir şey ne düşünebiliyordum ne de yaşayabiliyordum. Kontrol kayıpları yaşadığımda kendimi daha da suçlu hissediyordum kendimi tutamadığım için ve kendi kendimi tutmak için sözler veriyordum. Dahası bazen tam gece yatacakken canım bir şeyler çekiyor, yatmadan yiyordum. O kadar kötü ki yazdıkça daha da hatırlıyorum. Allah kimseye bunları yaşatmasın. Bu yüzden diyet yapmayın diyorum sizlere. Her kontrol kayıplarında daha da dip bir kuyuya batıyordum sanki. Mesela yemek tariflerine bile bakamıyordum, o canavar ortaya çıkacak yine diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de yaşamışsınızdır belki diyet yaptıysanız. Acıkınca hemen yemek yemek istiyorsunuz. Bana öyle oluyordu. Ailecek bir yere gidiyoruz mesela, yarım saat sonra yiyelim diyorlar bu sizin için ölüm fermanı demek. Dayanamıyorsunuz, hemen o saniyede yemeniz gerekiyor. Artık son zamanlarda durum buraya kadar gelmişti bende. Durma dürtüsü yok. Bırakırsanız ne kadar yiyeceğinizi kimsenin hayal edemeyeceğini düşünüyorsunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte benim diyet maceram böyle oldu. Hasta olmuştum, belki de hastaneye düşmeme ramak kalmış. Çaresizce niye kendimi tutamıyorum diye düşünüyordum. Hayatım, psikolojim bozulmuştu. Kendimin normal olmadığını düşünüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir zamanda tesadüfen Ozan Tunçer'in kitabıyla karşılaştım ve aldım. Okudukça her şey berrak oldu. Bunların neden başıma geldiğini, her şeyi anladım. Demekki normaldim! Ama hastaydım da aynı zamanda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrası benim için zor oldu. 5yılın verdiği diyet kırıntılarından, kısıtlamalardan kurtulmak kolay değil. Ne kadar sürüyor diye soruyorsunuz ya, işte bu tamamen size bağlı. Daha önce ne kadar diyet yapıp kısıtlamaları ne kadar bulaştırdığınıza bağlı.. Benim kurtulmam aşağı yukarı 1,5yılımı aldı diyebilirim. Bu süre içerisinde çok mücadele verdim. Pes etmemek, cesaret etmek ve acele etmemek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozan Tunçer'in "Zayıflamak" adlı kitabını tavsiye edebilirim. Çok yol gösterici olacaktır. Esas şey ise tecrübeyle kendiniz keşfedeceksiniz. Çünkü bu şey zaten sizde var tek yapmanız gereken onu kullanmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıkmayı öğrenmek, sofradan doyarak kalkmak, tekrar acıktığını fark etmek, tüm bunları yaparken kısıtlamaları alıp çöpe atmak, doymayı kavrayıp öğrenebilmek, kendi yemek düzeninizi oluşturabilmek, bunların hepsi emek isteyen şeyler. Bu yolda ilerlemeyi seçerseniz eğer size destek olup yardımlaşabiliriz. Hepimiz bu yolda yürüyoruz şuan ve ben pes etmeyi doğru bulmuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim fikrimi soracak olursanız; acıkma kolay öğreniliyor. Acıkmayı öğrendikten sonra yapmanız gereken şey zayıflamayı o an için bir kenara bırakıp "sofradan doymadan kalkmama" kararı almak. Bu kararı alıp uygulamaya koyunca (ve de tüm kısıtlamaları bitirdiğinizde) canınızın acıkıncaya kadar bir şey istemediğini keyifle göreceksiniz. Öğün aralarında "yesem mi yemesem mi"lerle boğuşmayacak ve başka şeylere konsantre olabileceksiniz. Ozan Tunçer'in dediği gibi bu konforu yaşamak sizin vazgeçilmeziniz olacak. Bunu bir müddet sürdürüp yavaş yavaş da yeme düzeni oturttuğunuz zaman aç kalmayacağını anlayan bedeniniz size bir şeyler söylemeye başlayacak.. Bu kadar yemesem mi, doymamı aşıyorum diğer öğüne acıkarak başlayamıyorum, sofradan kalktıktan sonra biraz rahatsızlık duydum bir dahaki sefere biraz daha az mı yesem.. gibi.. Bunlar kıtlığın bittiği müjdesi ve bedeninizin artık fazlalıklardan kurtulmak istediğinin habercisi. "Elimden biraz daha fazlası gelsin istiyorum." diyeceksiniz ve artık bedeninizin sesini dinleyerek hareket etmeye çaba göstereceksiniz. Bu işin biraz zor kısmı çünkü burda birkaç tuzak var. Doymaya uymaya gayret ediyorum diye kısıtlamaları tekrar bulaştırıp kestirme yoldan diyete dönüş tuzağı mesela.. Bu noktada kısıtlamaları bulaştırırsanız tekrar başa dönersiniz. Ayrıca sabırsız davranıp acele etme tuzağı.. Emek verince hemen olsun istiyoruz ama biz birer organizmayız, yavaş yavaş, tatlı tatlı olacak. Kendi haline bırakıp sabır göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle. Benim aklıma gelenler, söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Söyleyecekleriniz, sorularınız olursa yine burdayım. Hadi bakalım kolay gelsin herkese. Görüşmek üzere..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3048162000950733439?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3048162000950733439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3048162000950733439' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3048162000950733439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3048162000950733439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/02/tecrbe.html' title='TECRÜBE'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3374136664095845098</id><published>2008-02-13T14:37:00.004+02:00</published><updated>2008-02-19T22:35:45.825+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>NASIL GİDİYOR??</title><content type='html'>Merbaha herkese!! Öncelikle yazarlık için tekrar teşekkür ediyorum umarım hepimize faydalı olur. Yazıma başlamadan önce ilk olarak şunu sormak istiyorum: neler yapıyorsunuz?? Demek istediğim herkes burda mı? Bu yolda ilerliyor mu herkes?? Bana sanki çok sorun varmış ama kimse paylaşmak istemiyor ya da sanki tam olarak inanmıyormuş gibi geliyor bu yönteme, öyle mi acaba?? Bana soracak olursanız bundan başka bir yol yok derim. Olması gereken yol yani. Eğer bu konuda hemfikirsek nasıl gidiyor? Uygulayabiliyor musunuz? Aklınıza takılan veya sorun yaşadığınız şeyler olmuyor mu? Bana olması çok normal (hatta olmalı), olmaması anormal gibi geliyor. Söylemek istediğim şey ise bunları paylaşın, hep beraber çözmeye çalışalım. Böyle böyle paylaştıkça ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Eğer olur da burda paylaşmaya çekinirseniz bana mail de atabilirsiniz (&lt;a href="mailto:aripetek84@gmail.com" target="_blank" rel="nofollow"&gt;aripetek84@gmail.com&lt;/a&gt;) , elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yazı olarak tam ne yazsam bilemedim ama dediğim gibi sizin merak ettiğiniz, yazmamı istediğiniz bir konu olursa yazarım. Şimdilik biraz genel olarak bahsedeyim öyleyse.. Dkzyle yeni tanışanlar ve öğrenmek isteyenler için ilk tavsiyem Ozan Tunçer'in kitaplarını edinmeleri olacaktır. İnternette alıntılar da olsa, biz burdan açıklamak da istesek o kitaplar kadar olacağını sanmıyorum. O kitaplar bunu uygulamada ilk yol göstericiniz, bu site ise bir paylaşım, dayanışma, motivasyon ve ipuçları edinme yeri olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce uzun süre diyet yaptıysanız, bunu anlayıp uygulayabilmeniz öyle kolay olmayabilir (benim mesela 1 seneden fazla sürdü..) ama pes etmezseniz sonunda mükafatınız çok büyük olacaktır. Aşama aşama ilerleyeceksiniz ve sonra artık sorulara gerek kalmadan bedeninizin ihtiyaçlarını anlayabilir, kendi beslenme düzeninizi kendiniz oluşturabilir hale geleceksiniz. Bu da en güzel ödülünüz olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu yolda ilerlerken benim verebileceğim en güzel tavsiyelerden bir tanesi de diyet yapmadan, kısıtlamaları bulaştırmadan yemek yiyenleri gözlemeniz, bu konuda öğrenmek istediklerinizi onlara sormak olur. En güzel bilgiler edineceğiniz kaynaklardan biri onlar çünkü, üstelik bir de o insanlar sizin yakınlarınızsa (yani beraber sofraya oturabildiğiniz insanlarsa) çok daha şanslısınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda en tartışılan konulardan biri de "Ben şunu yemiyorum çünkü sağlıksız", "Cips yemiyorum", "Az yağ kullanıyorum".. vb.. Bunlar kısıtlamaya girer mi? Aslında bunun cevabını bir tek siz bilebilirsiniz.. Biraz karışık gelebilir ama gerçekten bu böyle. Böyle yaptığınız zaman bunu gerçekten mi öyle yapıyorsunuz yoksa kafanızın bir yerlerinde "Zayıflarım böylece" düşüncesi mi var?? Bunun cevabını da bir tek siz bilebilirsiniz, beyninizi kandırmaya mı çalışıyorsunuz? Diğer taraftan ben size beslenme konusuna farklı bir açıdan bakmanızı önerebilirim. Nasıl mı? Şöyle bir örnek verirsem beni anlayacağınıza eminim: mesela küçük bir çocuğunuz var ve ona siz yemek yediriyorsunuz, onun yemeklerini seçerken ne düşünürsünüz? Onun vitamine, minarellere, kalsiyum ve bir sürü yapıtaşlarına ihtiyaçları var, bunları karşılaması için besinleri ona göre seçersiniz öyle değil mi? Kendinizin ne farkı var peki bundan? Sizin de günlük ihtiyaçlarınız var ve bunları almak için besleniyorsunuz. Bununla demek istediğim bazen beslenirken sadece zayıflamayı düşünüyoruz. Bu tek boyuttan kurtulup biraz da bedenimizi beslemek, ihtiyaçlarını karşılamak açısından bakmanın yararlı olacağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik bu kadar yeter sanırım :) Dediğim gibi yorumlarınızı, sorularınızı, aklınıza takılanları yazarsanız çok mutlu olurum. Daha söylenecek çok şey olduğuna da eminim. Hepimize kolay gelsin. Sevgililer Gününüz de şimdiden kutlu olsun.. Sevgiler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3374136664095845098?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3374136664095845098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3374136664095845098' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3374136664095845098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3374136664095845098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/02/nasil-gidiyor.html' title='NASIL GİDİYOR??'/><author><name>arıpetek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11083007426324976004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-2225345771727835344</id><published>2008-02-01T10:34:00.000+02:00</published><updated>2008-02-09T14:10:58.314+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tartılma Günü'/><title type='text'>3. TARTI ZAMANI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_Rx7lXAUaBSM/R62YMh_m5qI/AAAAAAAAABY/0YKFwaahfUY/s1600-h/tart%2525C4%2525B1%25252Bg%2525C3%2525BCn%2525C3%2525BC.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164951688714839714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Rx7lXAUaBSM/R62YMh_m5qI/AAAAAAAAABY/0YKFwaahfUY/s400/tart%2525C4%2525B1%25252Bg%2525C3%2525BCn%2525C3%2525BC.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Günaydın DKZ ailesinin nezih insanları :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;BEn sabah mail kutumu açtım baktım ama nedense kimseden tartı sonucu falan alamadım? Eee 3. tartı zamanını unuttunuz mu yoksa??? :) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hadi hadi pamuk eller klavyelere; sonuçlarınızı yazın da yayınlayalım bakalım...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;NOT : KIZLAR KİLO CETVELİ HAZIRLADIK;AYRINTILI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN RESMİN ÜSTÜNE TIKLAYIN BÖYLE PEK SEÇİLMİYOR :)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-2225345771727835344?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/2225345771727835344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=2225345771727835344' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2225345771727835344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2225345771727835344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/02/3-tarti-zamani.html' title='3. TARTI ZAMANI'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_Rx7lXAUaBSM/R62YMh_m5qI/AAAAAAAAABY/0YKFwaahfUY/s72-c/tart%2525C4%2525B1%25252Bg%2525C3%2525BCn%2525C3%2525BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-324960987277909501</id><published>2008-01-24T10:13:00.001+02:00</published><updated>2008-01-24T10:14:12.091+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soru-cevap'/><title type='text'>HERKES BURDA MI???</title><content type='html'>Merhaba arkadaşlar; tubikko ve benim işlerimizin yoğunluğu arzucumun geçirdiği gripten dolayı vermiş olduğumuz kısa aradan dolayı özür diliyoruz ,inşallah  bundan sonra yazılarımızla kaldığımız yerden devam edeceğiz.&lt;br /&gt; Kimler neler yaptı DKZ nasıl gidiyor  ,aramıza katılanlar ,vazgeçip bırakanlar ? orda neler oluyorJ .&lt;br /&gt;  Ben kendi adıma söyleyebilirim ki; acıkma ve doyma olayını sanırım tam anlamıyla kavradıktan sonra her şey düzene giriyor ,, Zaten işin en zor kısımlarından biride acıkma ve doyma arasında ki bağ bundan sonrası zaten çok kolay.Ben; DKZ ile haziranda tanıştım ve tam anlamıyla acıkma ve doyma yı kavramam yaklaşık 6 ayımı aldı ,her zaman söylediğimiz gibi, biraz yavaş ilerleyen ve sabır gerektiren bir durum DKZ,&lt;br /&gt;Sizler ne durumdasınız ? DKZ uygularken işinizi kolaylaştıran yada ben bunu yapıyorum faydası oldu diye  düşündüğünüz fikirler varsa lütfen paylaşın ,umarım her şey yolundadır. Bu konudaki düşüncelerinizi yazının altındaki yorumlarda belirtebilirsiniz…1 Şubat Tartı Gününde Görüşmek Üzere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-324960987277909501?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/324960987277909501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=324960987277909501' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/324960987277909501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/324960987277909501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/01/herkes-burda-mi.html' title='HERKES BURDA MI???'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-1688723431651124757</id><published>2008-01-10T08:55:00.000+02:00</published><updated>2008-01-10T13:15:50.318+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>BAZI ÖNERİLER</title><content type='html'>Merhaba Arkadaslar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Ozan Tunçer'in Zayıflamak isimli kitabını tekrar okumaya başladığımı belirtmiştim son 2-3 gündür ve dün gece nihayet bitirdim. Bu esnada yaptığım yanlışlıkları neden kilo veremediğimi ve DKZ ile ilgili olarak neye tam adapte olamadığımı da keşfettim.Küçük küçük notlar da aldım. Bunları da dilimin döndüğünce sizlerle paylaşmak istiyorum bana faydası oldu,inanıyorum ki size de olacaktır ve belki de kafanızdaki soru işaretlerine bir nebze olsun cevap olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Öncelikle DİYETSİZ KALICI ZAYIFLAMA uygulaması esnasında iradenize ihtiyacınız olacağını söylemek isterim.Ama bu irade kendinizi açlığa,kıtlığa mahkum etmek için değil.Yılların alışkanlığı ile hızlı kilo vermeyi arzulayabilir, çevrenizdeki bazıları sizin onların istediği kadar çabuk incelmediğinizi düşünebilir,size inat diyet reçetelerini gözünüze gözünüze sokabilir. İşte tüm bu kışkırtmalara yenilmemek için, aklınızı kullanmaya devam etmek için irade gücünüze ihtiyacınız olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şişmanlatan besin diye birşey yoktur,tıpkı zayıflatan besin olmadığı gibi....Bunlar diyetçi dayatmacı zihniyetin ürünüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ağırlık dengeleme sisteminizi ele geçirirken asla kafanızda yasak besin serbest besin şemaları kurmayın.Size durmadan şişmanlatan besinlerin listelerini sunmaya çalışanları dinlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sporu zayıflamak için bir araç olarak görmeyin.Eğer sporu hayatınıza sokuyorsanız bu sadece sağlıklı yaşamak ve mutlu olmak için yaptığınız bir sosyal aktivite olsun.Yani sporu yaşamımıza niçin kattığımız önemli. Amaç keyif almak,zinde olmaksa sorun yok ama yok şu kadar spor yaparsam bu kadar kalori yakarım gibi bi mantıkla yaklaşılıyorsa işte o zaman bir terslik vardır ve kısıtlama mikrobunun etkisi altına girebiliriz.(Ben kendi adıma sporu yalnızca mutlu olmak ve kendimi zinde hissetmek için yapıyorum ve de canım isterse :) yoksa öyle spor yapıcam diye yorgunken bile canıma okumam )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kilo sorunu yaşamayanlar neden sorun yaşamazlar hiç düşündünüz mü;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;*Yemeğe acıkarak başlarlar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;*Bazen acıktıkları halde şu ya da bu sebeple yemek yiyemeseler bile karşılarına çıkan ilk fırsatta karınlarını doyururlar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;*Çoğu zaman karınları tok olduğunda bişey yemeselerde bazen geri çeviremeyecekleri bişey olduğunda sadece canları çektiği için onu yiyebilirler.Ama böyle durumlarda da asla vicdan azabı çekmezler çünkü zaten takip eden öğünde iştahları otomatikman azalmış olur.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;*DKZ uygulamasının esas özünün vücudumuza kıtlığın bittiğini,ihtiyaç duyduğu zaman besin alacağını öğretmek.Böylece vücudumuz ihtiyacı olduğunda besin alacağını bildiğinden depoları yakmaya başlayacak. Bir miktar enerjiyi yediğimiz besinlerden alırken bir miktarını da iştahımız kesme yönteniyle depolardan yakacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ne zaman acıkmış olduğumuzu bizden daha iyi hiç kimse bilemez.Karnımızdaki kazınmayı bizden başka kimse hissedemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Acıkmayı hissetmeye başladığınızda emin değilseniz önce bir bardak su için ve bekleyin eğer yarım saat sonra yine aynı şeyleri hissederseniz o zaman oturup afiyetle yemeğinizi yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sevdiğimiz yemeklerle karnımızı doyurmak Diyetsiz Kalıcı Zayıflamanın sağlam temellerini oluşturmanın vazgeçilmez koşulu olduğunu unutmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Acıkmaya uymak için çaba gösterip doymanın farkına varmaya çalışmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Acıkmaya her zaman yüzde yüz uyamasak bile elimizden geldiğince sık uymalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Acıktığımızda kendimizie yemek imkanı yaratmalı,acıkmadığımız zaman yememeye dikkat etmeliyi.z&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Acıkarak başladığımız her yemek biizm doyma sinyali ile tanışmamız için bir fırsat olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*EĞER ACIKMADIĞINIZ HALDE YEMEK YEMEYE BAŞLAMAK ÜZEREYSENİZ,NELER KAÇIRMAKTA OLDUĞUNUZU HATIRLAYIN!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Doymanız ve bundan sonra aç kalmayacağınızı bilmeniz sizi yemek peşinden koşma zahmetinden kurtarır bu sayede tokken canınız habire bişeyler yemek istemez.Çünkü acıktığınızda o yiyeceklere ulaşabilecğeinizi bilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Beslenmenizi çeşitlendirmeye özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik benden bu kadar arkadaslar, elimden gelidiğincedilimden döndüğünce yazdı manladıklarımı kendime ders çıkardıkalrımı..Umarım size de yardımcı olur.&lt;br /&gt;Sevgiler....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-1688723431651124757?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/1688723431651124757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=1688723431651124757' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1688723431651124757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1688723431651124757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/01/bazi-neriler.html' title='BAZI ÖNERİLER'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6682969087555738971</id><published>2008-01-07T00:18:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T12:18:34.930+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soru-cevap'/><title type='text'>ÖNERİLERİNİZ VE SORULARINIZ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Herkese Merhaba&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sanırım bazı arkadaşlarımız dkz yi kavradılar bazıları kavrayamadılar.Bu çok normal bizler de başlarda zorlandık.Hatta hala zorlandığımız şeyler olmuyor değil...Bu yüzden öneri,soru-cevap şeklinde paylaşım yapalım dedik.Nasıl mı?Bu başlık altında yorum köşesinde sorularınızı,önerilerinizi bizlerle paylaşırsanız sizlere cvp verebilmemiz daha kolay olur.Çünkü postlara yazdığınızda üst üste yazı gelince yazdıklarınız gözümüzden kaçmış olabiliyor.Umarız güzel paylaşımlar olur...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Not:Arkadaşlar bazı önemli konuları post yerine burda ki yorum köşesine yazarsanız diğer arkadaşlarında okumasını sağlamış olursunuz.Şimdiden ilginize teşekkür ederiz...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6682969087555738971?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6682969087555738971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6682969087555738971' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6682969087555738971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6682969087555738971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/01/nerileriniz-ve-sorulariniz.html' title='ÖNERİLERİNİZ VE SORULARINIZ'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3273378493968741202</id><published>2008-01-02T11:12:00.000+02:00</published><updated>2008-01-02T11:13:29.021+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>Tartılma Günü Sonrası Yanlışlar  !!!( ???)</title><content type='html'>Tartı Günümüzü atlattık ve bir sonra ki tartı Günümüzü de karalaştırdık . Güzel sonuç alan arkadaşları tekrar kutluyoruz ve 1 Şubat tartı gününde daha da iyi sonuç almalarını diliyoruz .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya DKZ Uygularken tartı gününden önceki kilosundan daha fazla olanlar  yani kilo alan Bizler nerde yanlış yaptık, neden kilo aldık ?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ,Arzu ,Ve Tubikko  yaptığımız   karşılaştırmalar sonucu galiba hatalarımızı bulduk ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;*Acıkmadan Asla Yemek yenmeyecek ! (Her Mide guruldaması acıkmak değil bazen Mide susuz kalınca da  Guruldayabiliyormuş .Su İçeceğiz geçmez ise daha sonra yemek yiyeceğiz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Tabaklarımızda Değişiklik yapıyoruz!!!  Derin Yemek tabakları yerine düz bir tabak seçiyoruz ,bir servis tabağına her yemekten 2-3 kaşık alarak çeşitlemelerle salata ve yoğurtla zenginleştirerek,Dolu Görünmesini sağlıyoruz.Eğer bu tabaktakilerle doymazsak bir kaşık daha alıyoruz. Yani öncelikle yiyebileceğimiz kadarını alıp eğer doymadıysak devam ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tercihli Beslenmeyi Deneyebiliriz ,Pilav varken ekmek Yememek  gibi ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ve  Önemli Olan Bir konuda Hareket  Düzenli olmasa da   Mutlaka ufak hareketlerle de olsa Spor dan vazgeçilmeyecek  ,,,,,,,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;* Bir de son olarak daha önce de söylediğimiz gibi,ağzımıza attığımız besinleri iyice çiğnemek ve yemeğimizi yavaş yavaş yemek…Çünkü bilindiği gibi doyma hissi yemeye başladıktan 20 dakika sonra geliyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3273378493968741202?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3273378493968741202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3273378493968741202' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3273378493968741202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3273378493968741202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2008/01/tartlma-gn-sonras-yanllar.html' title='Tartılma Günü Sonrası Yanlışlar  !!!( ???)'/><author><name>secill</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12790606220450581228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-4723706197773651112</id><published>2007-12-31T12:41:00.000+02:00</published><updated>2008-01-08T09:26:56.356+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tartılma Günü'/><title type='text'>2.TARTI ZAMANI</title><content type='html'>Herkesin bildiği gibi 15 Kasım da tartıldık ve 31 aralıka kadar tartılmayacaz diye söz vermiştik.Ve o gün nihayetinde geldi çattı...Bizler bugün heyecanla tartıldık.peki ya sizler tartıldınız mı?Hadi bakalım herkes rahatlıkla bugün tartılsın:))Kilolarını bizlerle paylaşmak isteyen arkadaslar bizlere &lt;a href="mailto:dkzkardesligi@gmail.com"&gt;dkzkardesligi@gmail.com&lt;/a&gt; adresinden mail atabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee 3.tartı zamanı 1 şubat.....Bugün tartıldıkta sonra 1 şubata kadar tartılmayacaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 2007 nin son günü...Dkzgrubu olarak herkesin yeni yılını en içten dileklerimizle kutluyoruz.Umarız 2008 sevdiklerinizle,mutlu,sağlıklı,başarılı,paralı bir yıl olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aşağıda bugünkü tartı sonuçlarımızı veriyorum.Dediğim gibi katılmak isteyenler geç kalmadı hala bize ulaşabilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Arzu: Başlangıç:88 Şu An:85 İdeal Kilo:60&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Seçil : Başlangıç:71,2 Şu An:72,3 İdeal Kilosu: 60&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Tubikko :Başlangıç: 67 Şu An:67,5 İdeal Kilosu: 57&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff9966;"&gt;Bıcır : Başlangıç:77,5 Şu An:79 İdeal Kilosu : 56&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Biyonik Kedi : Başlangıç:68,3 Şu An:69,7 İdeal Kilosu : 60&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;58li : Başlangıç: 71,5 Şu An: 70 İdeal Kilosu:64&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Burchak: Başlangıç: 71 Şu an:70 İdeal Kilosu :55&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Fato04: Başlangıç:82 Şu an:80,2 İdeal Kilosu: 58&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;Zümrüt:Başlangıç:59 Şu An:58 İdeal Kilosu: 52&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Virago: Başlangıç: 75 Şu An: 72 İdeal Kilosu:60&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="color:#cc9933;"&gt;Ays_as : Başlangıç: 56,5 İdeal Kilosu: 50&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;Arıpetek : Başlangıç: 60 İdeal Kilosu: 52&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Reyhan:Başlangıç:96,6 İdela kilo:55&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Jealousx: Başlangıç:78  İdeal Kilo:57&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-4723706197773651112?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/4723706197773651112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=4723706197773651112' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/4723706197773651112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/4723706197773651112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/2tarti-zamani.html' title='2.TARTI ZAMANI'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-135714120024774384</id><published>2007-12-28T00:19:00.000+02:00</published><updated>2007-12-28T00:37:52.691+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pozitif düşünce'/><title type='text'>NERDE YANLIŞ YAPIYORUZ?</title><content type='html'>Ülkemizde ve tüm dünya da popüler olan bir kitap var herkes ondan bahsediyor.. SIR...The secret...Yani çekim yasası..Benimde ilgilendiğim bir konu ama nedense kitabı alıp okumak bir türlü kısmet olmadı.Hatta bu kitabın dvd si bile var..Bazı okuyanlar bu kitap için "saçmalık "deseler de çoğu insan "muhteşem bir kitap mutaka okumanızı tavsiye ederim diyor"&lt;br /&gt;Dün bu kitap hakkında nette dolaşırken bir kaç site ve blogda aşağıda paylaştığım yazıyı okudum.Sanırım kitaptan alıntı yapılmış yazıyı okuyunca neden bukadar yavaş kilo verdiğimizi ya da veremediğimizi anladım.Çünkü kafaya takıyoruz...Sürekli kafamızın içinde şu kadar zamanda kaç kilo veririm?Yok ben kilo veremiyorum acaba nerde yanlışlık yapıyorum?gibi bir sürü tilki dolaşıyor.Şİmdi nedemek istediğimi bu yazıyı sizlerle paylaşınca daha iyi anlıyacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Bedeniniz ve “Sır”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Gelin, Yaratım Sürecini, kendisini şişman hisseden ya da kilo vermek isteyen insanlar için kullanmayı deneyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinmesi gereken ilk şey, kendinizi kilo vermeye odaklarsanız, daha fazla kilo vermenizi engeller, bunu kendinizden uzaklaştırırsınız, bu yüzden  “kilo verme konusunu” kafanızdan uzaklaştırın. Diyet programlarının asıl işe yaramamasının asıl sebebi budur. Kilo vermeye odaklandığınız için, kilo verme konusunu sürekli kendinizden uzaklaştırır durursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bilmeniz gereken ise, fazla kilolu olma durumunun da sizin düşünceleriniz aracılıyla yaratılmış olduğudur. Daha temel terimlerle anlatmak gerekirse de, bir insan şişmansa,o bunu fark etse de etmese de şişmanlığı “şişmanlığa dair” çok fazla düşünmesinden ileri gelmektedir.”Formda olmayı” düşünen biri, şişman olamaz. Aksi,çekim yasasına karşı çıkmak olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar tiroitlerinin az çalıştığını, ağır bir mekanizmaya sahip olduklarını, ya da vücut biçimlerinin genetik yapılarından geldiği söyleseler de, bütün bunlar “ şişmanlık düşünceleri’ne” sahip olmak için birer kılıftır. Bu bahanelerden herhangi birinin size uygun olduğunu kabul ediyor ve buna inanıyorsanız, bu sizin için bir yaşantıya dönüşmüş demektir, böylece siz fazla kilolu olma durumunu kendinize çekmeye devam edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki kızım var; onları doğurduktan sonra, kilolu kalmıştım. Bunun doğum yaptıktan sonra kilo vermenin zorluğu, ikinci bebekten sonra ise daha da zorlaştığı konusunda okuyup dinlediğim mesajlardan kaynaklandığını biliyordum. “şişmanlıkla ilgili  düşüncelerim” yüzünden kiloları kendime ben çağırmıştım ve yaşantımda bir deneyime dönüşmüşlerdi. Gerçekten “şişmiştim” ve ne kadar çok “şiştiğimi fark ettikçe, daha çok “şişme” koşulunu kendime çekiyordum. Ufak tefek bir yapım olmasına rağmen, 75 kiloydum. Bunun sebebi ise, “şişmanlık düşüncelerine” sahip olmamdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların kilo konusunda sahip oldukları en yaygın düşünce, ki ben de buna inanıyordum, kilo almanın sorumlularının yiyecekler olduğudur.Bu işinize yaramayan inanıştır, hele benim şu an ki bakış açıma göre, zırvalamanın dik alasıdır! Yiyecekler alınan kilolardan sorumlu değillerdir. Yiyecekleri kilolardan sorumlu tutan düşüncenizdir, yiyeceklerin kilo almanıza sebep olmalarını sağlayan.Unutmayın, düşünceler her şeyin başlıca nedenleri, geri kalan ise, o düşüncelerin etkileriydi. Aklınızdan mükemmel düşünceler geçirirseniz, sonuç mükemmel bir vücut ağırlığı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu sınırlayıcı düşünceleri kafanızdan atın.Siz yapabileceklerini düşünmediğiniz taktirde, yiyecekler kilo almanıza neden olamazlar.&lt;br /&gt; Muhtemelen, at gibi yiyip hala zayıf kalan birilerini tanıyorsunuzdur. Bu insanlar büyük bir gururla;”Ne istersem yiyebiliyorum ve kilom hep aynı mükemmellikte kalıyor” diye ilan ederler;çünkü,Evren’in “Cin”i; “Dileğin benim için emirdir” der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin için mükemmel kiloyu ve bedeni kendinize çekmek için Yaratım Süreci’nin üç adımını kullanın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1.Adım : İsteme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç kilo olmak istediğiniz konusunda net olun.Beyninizde,sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz o kiloya ulaştığınızda,bedeninizin görüntüsüne dair bir imge oluşturun. Mükemmel kilonuzda olduğunuzda çekilmiş resimleriniz varsa,onlara sık sık bakın. Böyle resimleriniz yoksa,sahip olmak istediğiniz gibi bir vücudun resimlerine de bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2.Adım : İnanmak&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel kiloya ulaşacağınıza inanmalı ve zaten o kiloda olduğunuzu düşünmelisiniz. Bunu imgeleyip,öyleymiş gibi davranmalı, inanıyormuş gibi yapmalısınız.Kendinizi bu mükemmel kiloya dair dileğinizi gerçekleştirirken görmelisiniz.&lt;br /&gt;Sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz bu kiloyu bir kağıda yazarak, tartınızın üzerine yapıştırmalı, ya da hiç tartılmamalısınız. Düşünceleriniz,sözleriniz ve davranışlarınız, isteğinizle çelişmesin. Aktif kilonuza uygun giysiler satın almayın. İleride satın alacağınız kıyafetler olduğuna inanıp, onlara odaklanın.Mükemmel kiloya ulaşmak,Evren’,in kataloğundan bir şey sipariş etmek gibidir. Kataloğa bakın,mükemmel kiloyu seçin, siparişinizi verin ve size teslim edilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel vücut ağırlığına sahip olduğunu düşündüğünüz insanları araştırıp, onları takdir etmeyi ve içte içe övmeyi hedefiniz yapın. Onlara dair bilgi edinip, hayranlık duyarak, buna ilişkin duygular beslediğinizde, mükemmel kiloyu kendinize çağırırsınız. Fazla kilolu insanlar gördüğünüzde onları incelemeyin ve zihninizi hemen, sahip olduğunuz mükemmel vücut görüntünüze kaydırarak bunu hissedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3.Adım : Almak&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kendinizi iyi hissetmelisiniz. Kendinizden memnun olmalısınız.Bu önemli çünkü,içinde bulunduğunuz anda sahip olduğunuz bedenden dolayı kendinizi kötü hissedersiniz, mükemmel kilonuzu kendinize çekemezsiniz. Bedeninizden dolayı mutsuzsanız, bu etkili bir duygudur ve bedeninizden mutsuz olmayı çekmeye devam etmenize sebep olur.Bedeninize karşı eleştirel olduğunuz ve ona kusur bulduğunuz taktirde, daha fazla kiloyu bedeninize çekersiniz. Bedeninizin her santimetrekaresini övün ve kutsayın. Sahip olduğunuz mükemmellikleri düşünün. Kendinize dair kusursuzlukları düşündükçe, kendinizden hoşnut olacak, mükemmel kilonuzun frekansını yakalayacak ve kusursuzluğu çağıracaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wallace Wattles, kitaplarından birinde yemek yemeğe dair harika bir ipucunu bizimle paylaşıyor ve yemek yerken, bütünüyle yiyeceği çiğneme deneyimine odaklandığımızdan emin olmamızı tavsiye ediyor.Aklınız yaptığınız işe verin ve besini yeme deneyimini duyumsarken, aklınızın başka şeylere kaymasına izin vermeyin.O an bedeninizin içinde varolun ve besini ağzınızın içinde çiğneyip yutarken duyumsadıklarınızın keyfini çıkarın. Bunu gelecek sefer bir şey yerken deneyin. Yemek yerken, bunu o an tüm varlığınızla yaşadığınızda, yemeğin lezzetine son derece yoğun ve olağanüstü bir biçimde duyumsarsınız, zihninizin başka yöne akmasına izin verdiğinizde ise,yemeğin tadı neredeyse yok olur. Yiyeceklerimizi, yeme deneyiminin keyfine tamamen odaklanmış olarak şimdiki zaman kipinde yiyebilirsek, aldığımız besinin bedenimizin içinde mükemmel bir biçimde sindirileceğine ve bedenimizin bundan alacağı sonucun kusursuzluk olması gerektiğine ben de inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim kendi kilolarıma dair hikayem böyle, 52,7 kg olan şu anki kiloma ulaşmamla ve ne yersem yiyeyim aynı kiloda kalmamla sonuçlandı.Bu yüzden siz de kendi mükemmel kilonuza odaklanmakta gecikmeyin!&lt;br /&gt; UMARIM BUNLARI OKUYAN HERKES İSTEDİĞİ SONUCA ULAŞTIRIR KENDİNİ..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ALINTIDIR....&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-135714120024774384?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/135714120024774384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=135714120024774384' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/135714120024774384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/135714120024774384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/nerde-yanli-yapiyoruz.html' title='NERDE YANLIŞ YAPIYORUZ?'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17758561504722848481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8080493343309096926</id><published>2007-12-24T10:35:00.000+02:00</published><updated>2007-12-24T10:59:53.970+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>Bayram Dönüşü</title><content type='html'>Merhaba Arkadaslar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım herkes iyi bir bayram geçirmiştir... Benim için yorucu ve hasta edici bir bayram olsa da çabucak geçip gitti....Umarım sizin için de iyi geçmiştir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DKZ nasıl gidiyor bakalım hanımlar :) Şimdi bayramda ister istemez biraz fazla kaçırmalar olmuştur, tok olsak da ikram edilen ev yapımı baklavalara ya da bayram tatlılarına hayır diyemedik dediğinizi de duyar gibiyim :) Eee hepimiz yaptık bunu :) Her ne kadar acıkmadan yemeye özen göstersem de Adana'da günlük düzenimden uzaklaştığım için ve ordaki yeme düzenine ayak uydurmak zorunda kaldığım için çok acıkmadan da yemek yediğimiz oldu. Ama bu sefer de sık sık yemek yiyeceğimizi bildiğim için iyice doymadan kalktım sofradan. Böylelikle bir sonraki yemek faslına kadar acıkma fırsatı yarattım kendime.Dönüşte tartılmadım tabi ki ama sanki böyle hafiften göbek çıktı yine ama olsun diyorum ve hiç dert etmiyorum.Çünkü en son gelen kilo her zaman ilk önce gidiyor ve ben bu fazlalığın geçici olduğunu bildiğim için de gönlüm rahat. Şimdi evime geri döndüm ve bir hafta içinde eski düzenimize döneceğiz ve bu misafirliğe gelen küçük göbek çıkıntısı da geri dönecek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PEki siz neler yaptınız bayramda? Kendinizi nasıl hissettiniz,DKZ ile uyumunuz nasıldı? Fazla kaçırdım diye vicdan azabı yaşadınız mı yoksa kendinize inandığınız için suçluluk duygusunun s sini bile hissetmediniz mi ? Hadi yazın yorumlarını kardeşlerim.Tartı Günümüze tam bir hafta kalmışken siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8080493343309096926?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8080493343309096926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8080493343309096926' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8080493343309096926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8080493343309096926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/bayram-dn.html' title='Bayram Dönüşü'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8912807052917774766</id><published>2007-12-18T09:30:00.000+02:00</published><updated>2007-12-18T10:33:15.936+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>KİMSENİN OLUMSUZ ETKİSİNDE KALMAMAYI ÖĞRENMEK...</title><content type='html'>DKZ nin ne olduğunu keşfettiğimden bu yana diyet kelimesinden ciddi derecede nefret ettiğimi farkettim.Hoş ben zaten kendisini pek sevmezdim ama en azından ona elimizin mahkumn olduğunu düşünüyorduk hepimiz öyle değil mi? Şimdi ise artık her istediğimizi yiyerek incelmenin keyfini yaşıyoruz. DKZ uygulamaya başladığımdan beri insanların kilo vermek konusunda söylediği saçmalıklara kulaklarımı tıkamayı öğrendim fakat zaman zaman öyle çok sinirleniyorum ki... Size geçen Pazar başımdan geçen bir olayı anlatayım;&lt;br /&gt; Cumartesi günü bayram alışverişine çıktık ve orada çok hoşuma giden kırmızılı kareli kısa bir kaban aldım.40 bedenin kalıbı dar geldiği için 42 bedeni aldım ben ama çok bol olmadı tabi ki zaten sevmiyorum artık öyle bol şeyleri.Sanki insan genişledikçe genişliyo bol şeylerin içini doldurmak istercesine..Çok uzatmadan sadede geleyim.Pazar günü teyzemlere gittik eşimle birlikte,teyzem kabanımı görünce çok beğendi aaa ne güzel olmuş falan diye..Neyse efendim oturduk yedik içtik ettik sonra kalkma vakti geldi.BEn giyindim botlarımı giydim,şimdi aramızda geçen diyaloğu yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teyzem: Aa Tubikcim keşke bir beden büyüğünü alsaymışsın daha iyi olurmuş.&lt;br /&gt;Ben: Niye teyzoş bence iyi bu böyle...&lt;br /&gt;Teyzem:Ne bileyim dar gibi geldi biraz benim gözüme.&lt;br /&gt;Ben: Teyze hep böyle kalacak değilim ya&lt;br /&gt;Teyzem :(Sessizlik ve bi surat buruşturma sanki sen bu kiloları böyle yiyerek zor verirsin gibilerden )&lt;br /&gt;Ben: Teyze ben incelmeye başladım siz farkında değilsiniz ama diyet yapmadığım için pat diye gitmiyor bu kilolar,yavaş ama kalıcı oluyor gidenler,yağ gidiyor su değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve aradan kuzen olaya müdahale eder...Ama cips falan yemezsen daha çabuk gider.... (Aaaaa bağırıp çağırmaya başlıycam artık yeter yaaa )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çok kızdım,teyzeme dedim ki bu söylediklerinizden ötürü 3-4 ay sonra utanacaksınız. Tubik ayıp etmişiz sen haklıymışsın diyeceksiniz çünkü ben incecik bir hatun olucam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi...Belki normal şartlarda aldırmaz geçerdim.Ama ben bu insanlara ne yaptığımı,nasıl incelmeye çalıştığımı ayrıntıları ile anlattım.Anlatmasam belki bu kadar kızmazdım ama diyetin d sini bile duymak istemediğimi bildikleri halde bana hala kısıtlamaktan söz ediyorlar.Böyle zamanlarda cidden çok üzülüyorum kendimi ifade edemediğim için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yine de herkese ve herşeye rağmen ben doğru olanı yaptığımı düşünüyorum.Benim vücudumu benden daha iyi kimse tanıyamaz.Onun ne zaman acıktığını,ne zaman doyduğunu,ne zaman üşüdüğünü,hasta olduğunu sıcakladığını benden daha iyi kim bilebilir ki? Ya da aynadaki görüntümdeki değişimi pantolonlarımdaki bolluğu göbeğimdeki şişkinliğin indiğini benden iyi kim anlayabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet incelme serüvenimiz çok kısa zaman sürecek bir süreç değil bunu biliyorum ama bildiğim bişey daha var ki kalıcı olacağı.Vücudumdaki değişiklikleri hissediyorum.Arkadaslarım kendi blogumda koyduğum resimlerime bakınca sen cidden inceliyorsun ve inceldikçe de ışıldamaya başlıyorsun diyorlar bana..Bu o kadar mutlu edici bir şey ki..Hepsinin ötesinde aylarca anlatmaya uğraştığım ve bana gülen eşim bile artık bu gerçeği kabul etmiş durumda,çünkü kendimi hiç kısıtlamadan sadece acıkınca yiyip doyunca bırakmaya özen göstererek nasıl değişimler içinde olduğumun farkında... Bana ne dedi Pazar günü biliyor musunuz? Bayrama Adana'ya gittiğimizde herkes senin ne kadar zayıfladığını söyleyecek görürsün bak. :) BEn de ona gerçekten inceldiğime inanıyor musun dedim,evet gözle görülür bir fark var dedi bana... O kadar mutlu oldum ki önemli olan tabi ki  onun görmesiydi değişikliği :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de değinmeden edinemeyeceğim bir şey daha var ki o da tartılarla olan küslüğümüz... Hani biz 15 kasımda tartıldık ve de 31 Aralık tarihine kadar tartılmama kararı aldık ya.BEnce bu benim bugüne kadar aldığım en güzel karardı.Çünkü şu anda acaba kaç kiloyum diye hiç kafama takmadan sadece açlık tokluğumu dinliyorum. Sürekli tartı tepesinde olmadığım için acaba şu yediğim mi bana bu 200 gramlık artışı yaptırdı diye kısıtlama mikrobunun vücuduma sızmasına müsade etmiyorum. Tartılmadığım için kiloyu kafama takmıyorum ve bütün yüreğimle emin olarak söylüyorum ki bu şekilde daha çok incelmeye başladım. Benim kriterim aynalar ve giydiğim bedenin kaç olduğu,yoksa gramajın çok da önemi yok artık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle sevgili grup arkadaslarım..Sizin de çevrenizdeki insanlardan aldığınız benzer tepkiler varsa siz de yorumlarınızdan mahrum bırakmayın sayfamızı..&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8912807052917774766?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8912807052917774766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8912807052917774766' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8912807052917774766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8912807052917774766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/kimsenin-olumsuz-etkisinde-kalmamayi.html' title='KİMSENİN OLUMSUZ ETKİSİNDE KALMAMAYI ÖĞRENMEK...'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8387124397339480028</id><published>2007-12-10T08:00:00.000+02:00</published><updated>2007-12-10T02:41:43.458+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>KENDİMİ İNCELMİŞ HİSSEDİYORUM:))))</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://img10.imagepile.net/img10/66800356vu.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img10.imagepile.net/img10/66800356vu.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;Herkese günaydın.Aralık ayına girdik,yılbaşı geliyor ve ben kar yağmasını çok özledim.Keşke şöyle lapa lapa yağsada bizde elimize çayımızı,kahvemizi,sıcak çikolatamızı alıp pencereden seyretsek ne iyi olur değil mi?Benim gibi kar özlemi çekenler varsa bu güzel resim herkese benden armağan olsun..Bu sabah kar özlemiyle kalktım ama maaşallah kendimi çok iyi ve incelmiş hissediyorum.Pantolonum biraz bol geliyor:))(bu pantolonum biraz dardı)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;Dkz ye başladığımdan beri kiloyu sorun yapmıyorum.Aslında dkz uygularken huyum suyum da değişti.Artık pozitif düşünmeye çalışıyorum.Sanki sihirli bir el bana dokundu ve kilo konusunda ki düşüncelerim,hal ve hareketlerim değişti. Şimdi dkz yaparken neler yapıyorum bunlardan bahsetmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Her istediğimi sorun yapmadan afiyetle yiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-&lt;/span&gt;Kısıtlama yapmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-&lt;/span&gt;Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum ve beğeniyorum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;4-&lt;/span&gt;İdeal kilomdaymışım gibi hissediyorum ve davranıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;5-&lt;/span&gt;Vücudumdan gelen sinyalleri bekliyorum.Yani açlık tokluk sinyallerini...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;6-&lt;/span&gt;Olumlama yapıyorum.(sağlıklı kilo veriyorum,metebolizmam hızlı çalışıyor gibi)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;Bunları yaptığımdan beri omuzlarımdan bir ağırlık kayboldu.Çok hafifledim..Şöyle bir düşünüyorum da kendime ne kadar çok eziyet etmişim.Artık bitti...Eziyet yok..stress yok..Şimdi de neler yapmadığımı yazıyorum.Hazırmısınız?..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Aynanın karşısına geçip "ay çok şişmanım","ben bu kiloları nasıl vercem","çok çirkinim"diyip karnıma bakıp kendime acımıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Tv kanallarında,gazetelerde,dergilerde diyetisyenlerin şok diyetlerini aramıyorum ve diyetisyenleri dinlemiyorum&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Tartılmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;4-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Yiyeceklerimin kalorilerini hesaplamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;5-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Acıkmadan yesemde ya da doyduğum halde biraz fazla kaçırsam da(herzaman değil)dkz ye yeniden başlarım nasılsa diye pazartesi gününü beklemiyorum.(acıkmayı bekliyorum&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;6-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;İnsanların "o nu yeme kilo aldırır","o yiyecek çok kalorili"laflarını takmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;7-&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Kilo vericem diye telaşa kapılmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;Aklıma şimdi bukadar geldi.Daha sonra aklıma gelirse eklerim.Evettttt....Şimdi sıra sizlerde....Herkes neler yapıp neler yapmadığını anlatsın bakalım.Lütfen...Yorumlarınızı bekliyorum.Hani bloglar arasında sobelemek varya bende bütün dkz cileri sobeliyorum:))))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://img179.imageshack.us/img179/2174/twty5on1oj1wf6ql1zj31aphj6.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img179.imageshack.us/img179/2174/twty5on1oj1wf6ql1zj31aphj6.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8387124397339480028?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8387124397339480028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8387124397339480028' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8387124397339480028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8387124397339480028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/kendimi-incelmi-hissediyorum.html' title='KENDİMİ İNCELMİŞ HİSSEDİYORUM:))))'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17758561504722848481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-359244314020206569</id><published>2007-12-05T11:07:00.000+02:00</published><updated>2007-12-05T11:41:17.517+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Grubu El Kitabı'/><title type='text'>ZAYIFLAMA DİYETLERİ İLE VERİLEN KİLOLARIN ARTARAK GERİ GELDİĞİNİN DELİLİ, ISPATI VAR MI ACABA ?</title><content type='html'>&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Olmaz olur mu, hem de istemediğiniz kadar.Kısıtlama Mikrobu Çöpe adını verdiğimiz ve diyet çevrelerinin keyfine limon sıktığını şaşırmadan izlediğimiz dizinin daha başı, “Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”nın 18 ila 21. sayfalarında “Kanıtlardan bazıları” başlığı ile bize en çarpıcı gelen, diyetlerin başarısızlığını-zararlılığını gözler önüne seren satırları, araştırmaları ardı ardına sıralayıverdik.Gelin, hatırlatma olsun diye bir alıntı yapalım:&lt;br /&gt;“Kilonun Uzun Vadede Muhafazası :Temel ve Klinik Araştırmalar, Nisan 2004Başlangıç vücut ağırlığını yüzde 7 ila 10 azaltmak için, birçok kabul gören yöntem olmasına rağmen, kaybedilen kiloların uzun dönemde muhafazası çok daha sorunludur. Kilo sorunlarına çözüm arayanların verdikleri kiloların ilk bir yıl içinde yaklaşık üçte biri, beş yılda ise tamamı veya büyük çoğunluğu geri alınmaktadır. [Department of Health and Human Services (DHSS), Participating Organization : National Institutes of Health (NIH)]A.B.D. Sağlık Bakanlığı, Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin de katıldığı araştırmasının sonuçlarını yorumlarken, işte yukarıdaki satırlarla, daha 1959'da Stunkard – McLaren – Hume tarafından yayınlanan çalışmanın (The results of treatment for obesity. Archives of İnternal Medicine. 1959. 103, 79-85) sonuçlarını bir kez daha doğruluyor.Ne zaman gerçek bilim adamları, yeterince uzun süreye yayılan ve yeterince geniş bir denek kitlesi üzerinde bir araştırmaya kalkışsalar, hep aynı sonuçlarla karşılaşmışlar. Ama ne hikmetse, çoğu zaman bu acı gerçekleri kendileri tespit eden kuruluşlar bile, hiçbir şey olmamışcasına kitlelere diyetler önermeye devam etmişler. Ondan sonra da “vah efendim bu obezite niye patladı acaba, niye insancıklarımız diyetlerini bozuyorlar acaba”sızlanmaları, yanıp yıkılmaları.“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”nda ayrıntılarını bulacağınız kanıtlardan sadece oldukça taze (2004) bir örnek vererek, dikkatinizi bir kez daha diyetle zayıflamaya, ince kalmaya girişmenin umutsuzluğuna çekmek istedik.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;İSTATİSTİKLER DIŞINDA DA KANITLAR MEVCUT MU ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zayıflama diyetlerinin başarısızlığının-zararlılığının en güçlü kanıtları yaşamın içindedir.Bu kanıtlara ulaşmak için ilk yapmanız gereken kendinize sormaktır: Diyetlerle zayıfladım mı, şişmanladım mı?Daha önce bir veya birkaç kez zayıflama diyeti serüvenine atılmış olanların tamama yakını, geçmişlerini biraz olsun hatırladıklarında, ilk diyet girişimleri öncesi ağırlıklarının üzerinde olduklarını fark edeceklerdir.Gözlemi çevresinde sürdürenler... komşularının, akrabalarının, iş arkadaşlarının diyet geçmişlerine biraz burnunu sokanlar, diyetlerle şişmanlamış olanların sadece kendilerini olmadığını da kolaylıkla görebileceklerdir.Kalkıp da, üç-beş ay önce başlamış olduğu diyetle verdiği kiloların havasını atmakta olanların cazibesine kapılmaz... gözlemlerinizi zaman yaymayı becerebilirseniz, kaçınılmaz olarak, zayıflama diyetleri ile verilen kiloların artarak geri geldiğini, zayıflama diyeti olarak adlandırılan reçetelerin aslında insanları şişmanlattığını siz de kendi deneyimlerinizle anlayabilirsiniz.İçtenlikle, bu fazla çaba gerektirmeyen gözlemleri, kilolarım acaba ne olacak sorularını kendisine sormaya başlayan herkese öneriyoruz; hele bir de ileri yaşlara gelip gençlik inceliklerini muhafaza edebilmiş olanların tamama yakınının diyetlere hiç bulaşmayanlar olduklarını da fark ettiğinizde, Zayıflama Diyetleri Çöpe sözcüklerinin sizin için de bir anlam taşımaya başlayacağından hiç kuşkumuz yok.Tamama yakını bir ömür boyu diyete dokunmamış, sofrasına kısıtlamaları konuk etmemiş, o şişmanlatır... bu zayıflatır, ayırımı yapmamış ve ince kalmış insanları keşfettiğinizde... doğal ağırlıklarını hiç zorlanmadan muhafaza edenlerin acıkma, doyma, tokluk duyumlarını kullanmaya devam edip, bedenlerinden kendilerine ulaşan “enerji’ye ihtiyacım var”... ya da “enerjimi aldım, bu kadar yeter”... ve hatta...” aldıklarımı bitiremedim ki, sonra görüşelim” sinyallerine uymaya devam edenler olduğunu kavramanız sizi şaşırtmasın...Garip bir düzen! O diyet senin, bu diyet benim... kendilerini helak edenler şişmanlıyor... Diyetlerin semtine uğramayanlar gençliklerindeki gibi -incecik- kalıyor! Ne dersiniz gözlemlerle kontrol etmeye değmez mi?Hayatın, size sunduğu kanıtları, “Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”nda uzun uzun işledik. Ne moda diyetler, ne bilimsellik kılıflarında pazarlananlar, ne sağlıklı beslenme paketlerine gizlenenler, ne diyetisyen ya da doktor kontrolünde yapılanlar, ne kişiye özel olanlar ve ne de “yavaş zayıflatan... fazla kısıtlamacı olmayan... aç bırakmayan (ne demekse?)” diyetler... hiç biri kalıcı zayıflama sağlamada başarılı değil ama her biri beyninizin kıvrımlarına Kısıtlama Mikrobu'nun yeni bir versiyonunu işlemekte pek bir usta. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Bir sonraki :KAÇINILMASI GEREKEN YOYO DİYETLERİ Mİ ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ZAYIFLAMA DİYETLERİNDE YAPILAN YANLIŞLAR NELERDİR ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Kaynak : Dr.Ozan Tunçer Web Sitesi :&lt;/span&gt;&lt;a href="http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-359244314020206569?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/359244314020206569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=359244314020206569' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/359244314020206569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/359244314020206569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/zayiflama-diyetleri-ile-verilen.html' title='ZAYIFLAMA DİYETLERİ İLE VERİLEN KİLOLARIN ARTARAK GERİ GELDİĞİNİN DELİLİ, ISPATI VAR MI ACABA ?'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3097518123519615944</id><published>2007-12-03T13:34:00.000+02:00</published><updated>2007-12-04T10:56:13.135+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Grubu El Kitabı'/><title type='text'>ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE ( 1 )</title><content type='html'>Bugün DKZ yolculuğumuzda bize ışık tutan yazdığı kitaplarla yolumuzu aydınlatan Sn.Dr. Ozan Tunçer'in &lt;a href="http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/"&gt;blogunda&lt;/a&gt; yer verdiği ve DKZ nin özeti şeklinde olan e-kitabı yayınlamaya başlıyoruz. Aslında okunsun diye link vermiştik ama belki böyle kısım kısım olursa okunma açısından kolaylık olur... Kendisine buradan tekrar teşekkür ederek yayınlamaya başlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;NEDEN ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE ?&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Çünkü zayıflama diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.Kim ki kalkıp da, kilo sorunlarına zayıflama diyetleri ile çözüm bulmaya heveslenirse, daha bu girişiminin ilk anından itibaren, aklına hiç gelmeyecek bin bir çorabın ilk ilmeklerini başına örmeye başlıyor.Her şeyden önce bilinmesi gereken, diyetlerle verilen kiloların kaçınılmaz olarak ve artarak geri geldiği. Diyetçiler bu gerçeği gizlemek, göz ardı etmek için ellerinden geleni yapsalar da, diyet sıkıntılarına katlanıp... hafifledim, diye sevinenlerin yüzde 99'u bir süre sonra tartıda daha önce hiç görmedikleri kadar yüksek kiloların sevimsizce kendilerine göz kırpmasına tahammül etmek zorunda kalmanın moral çöküntüsünü yaşıyorlar.Diyet tuzağına düşenlerin ruh sağlıkları bu maceradan ağır yaralar alıyor. Kısıtlamalı Beslenme Süreci'ni psikolojik hasarsız atlatmak mümkün olmuyor.Beslenmelerine Kısıtlama Mikrobu'nu bulaştıranlar, her türlü önlemi alsalar bile vitamin ve mineral eksiklikleri yaşıyorlar, bedensel erken yıpranmanın tüm sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyorlar.Ve işin cabası, kısıtlamaların gelip aile sofrasına, mutfağına çöreklendiği evlerde ne huzur kalıyor, ne düzen. Herkesin, diğerlerinin lokmalarının bekçiliğine kalkıştığı yuvalarda ne paylaşmanın sevinci, ne de bir masa etrafında toplanıp derdi, tasayı, sevinci ortaklaşa yaşamanın keyfi durabiliyor ayakta.Anne babadan biri, ya da ikisi birden... diyet yapacağım, incecik olacağım, sağlığımı koruyacağım... rüyaları görmeye başladı mı, farkına bile varmadan çocuklarını şişmanlatıyorlar, ya da çok daha kötü ama hiç de azımsanamayacak bir olasılıkla, yavrularını anoreksi, bulimi gibi çok ağır hastalıkların pençesine teslim ediveriyorlar.Sözün özü, ne ruh ne beden, ne de sosyal yaşam zayıflama diyetlerinin dayattığı açlığın, kıtlığın yıkıcı etkisinden kendini koruyamıyor. İşte sadece bir kısmını sıraladığımız bu nedenlerle, hiç tereddüt etmeden Zayıflama Diyetleri Çöpe, diyoruz.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;BÜTÜN ZAYIFLAMA DİYETLERİ Mİ... İSTİSNASIZ HEPSİ Mİ ÇÖPE ?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hepsi... tümü... tamamı... bilcümle Zayıflama Diyetleri Çöpe !Çünkü, hangi kılıfa sokulursa sokulsun, hangi janjanlı isimle pazarlanırsa pazarlansın ya da hangi allı pullu beslenme paketinin içine gizlenirse gizlensin, kilo kontrolü için seçilen yöntem zayıflama diyeti olunca sonuç kesinlikle değişmiyor.Kilolar artarak geri geliyor, diyetleri birbirine ekleyerek hayatlarını kendilerine zehir edenlerin ezici çoğunluğu giderek obezleşiyor, içlerinden minicik bir azınlık ise bakın ben nasıl beceriyorum diyetle ince kalmayı, diye gerinirken ya anoreksiya mentale, ya da bulimia nervosa'nın belirtileri dışardan görülmesin, anlaşılmasın diye olmadık sıkıntılara, anlatılamaz utançları yaşayarak katlanıyorlar.Binlerce diyet reçetesinin, yüz binlerce diyetçinin cirit attığı, her Allah'ın günü, dakika sektirmeden enselerimizde&lt;br /&gt;“aman dikkat, yediğinize içtiğinize dikkat, aldığınız harcadığınız kaloriye dikkat, lokmayı ağzınıza götürdüğünüz saate dikkat, çatalınızın, tabağınızın büyüklüğüne dikkat, kiminle masaya oturacağınıza dikkat, su şişenizden 15 santimetreden fazla uzaklaşmamaya dikkat, çoluğunuzun çocuğunuzun lokmasına dikkat...”bozalarının pişirildiği traji-komik ve pek bi global dünyamızda bir tanrının kulu çıkıp da&lt;br /&gt;“bakın ey ahali, benim diyetimle verilen kilolar geri falan gelmiyor, benim yöntemimle zayıflayan bir inceliyor pir inceliyor, bir daha da öyle yok yeniden şişmanladım, yok yeniden diyete ihtiyacım var, demiyor... verilip de bir daha geri gelmeyen kiloların reçetesi ve sırrı bende” demiyor... diyemiyor.İçlerinden bir teki bile, reçetelerinin geri tepmemesi açısından emsallerinden üstün olduğunu öne süremiyor.Sadece bu bile, insanlığın kulağına kar suyu kaçırmaya... diyetlerin ve beslenmede kısıtlamaların gerekliliği konusunda kuşkuların uyanmasına yeterli olabilirdi...Amma ve lakin, diyetçiler iş pazarlamaya geldi mi öylesine hünerli... ve dünyamızın dört bir köşesinde yazılı sözlü resimli cicili bicili medya organları diyet mesajlarını taşımada öylesine hevesli ki...İşin özü hep gümbürtüye gidiyor, bal damlayan diyetçi ağızlardan yayılan cümlelerin uğultusunda unutuluveriyor:&lt;br /&gt;“Benim diyetimle zahmetsizce kilo verin... yok siz benim diyetimle aç kalmadan kilo verin... benimkiyle hızlı verin... benimkiyle yavaş... benimkiyle sağlıklı... benimkiyle bilimsel... bilinçli... hipnozla... akupunktur iğneciklerimle şişlenerek... kiiiiişiiiye özel... tarih öncesi insanı gibi... fark etmeden... Girit'li çoban misali...”Laf bol, Yağ Pazarı'ndan eve kepekli ekmek parası götürmeye hevesliler kalabalık... gel gelelim netice aynen sabit: Diyetle verilen, artarak geri geliyor !!!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki :&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;ZAYIFLAMA DİYETLERİ İLE VERİLEN KİLOLARIN ARTARAK GERİ GELDİĞİNİN DELİLİ, ISPATI VAR MI ACABA ? &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kaynak : Dr.Ozan Tunçer Web Sitesi :&lt;/span&gt;&lt;a href="http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3097518123519615944?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3097518123519615944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3097518123519615944' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3097518123519615944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3097518123519615944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/12/bugn-dkz-yolculuumuzda-bize-k-tutan.html' title='ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE ( 1 )'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6633780432322564427</id><published>2007-11-29T16:27:00.000+02:00</published><updated>2007-11-29T18:24:11.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>PERHİZ YAPMADAN KİLO VERMEK İÇİN BULDUĞUM NUMARA</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;Annem yıllar önce Tv de gördüğü bir kokteyl seti almıştı ve yanında bir kitap hediye gelmişti.O kitap elime geçti.Kitabın adı çok dikkat çekici &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;"PERHİZ YAPMADAN KİLO VERMEK İÇİN BULDUĞUM NUMARA"&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Yazarı Fransız DANIELLE CHEVALIER...Kitabı daha önce okumuştum ama ilgimi çekmemişti.Ama giriş kısmını geçenlerde okudum ve sizlerle paylaşmak istedim.&lt;/span&gt; Şimdi sizlere kitabın girişinden bazı alıntılar yazıcam;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;"Perhiz yapmadan kilo vermek için bulduğum numara ne?Çok basit.Belki de inanamayacağınız kadar basit.İşin ilginç yanı basit olmasına rağmen sonuç aldım,zayıflamak isteyen dostlarım çok iyi sonuçlar aldı ve şu an elinizde tuttuğunuz kitabı yayınladığım günden beri iyi sonuçlar elde eden okurlarımdan teşekkür dolu yüzlerce mektup alıyorum.İşte inanılmayacak kadar basit sırrım:&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Yemeklerinizi alıştığınızdan daha ağır bir tempoda yemeğe çalışın.Bunu başarabilmenin yolu da lokmalarınızı uzun uzadıya çiğnemekten geçiyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Belki de buna inanmıyorsunuz.Başlangıçta bana da öyle geliyordu.Kaybedecek bir şeyim olmadığı için bunu denemeye karar verdim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sonuç;İlk haftada üç kilo,daha sonra ki günlerde de 6 kilo verdim.Yani çok kısa bir sürede tam 9 kilo verdim.Tüm erkek ve kadın arkadaşlarım buna benzer etkileyici sonuçlar aldı.Bütün bunlardan sonra sizin de bunu denememeniz için ortada hiç bir neden yok.Üç gün için deneyin,sonra tartılın.Ben son derece hoşnut edici bir süprizle karşılaşacağınıza inanıyorum."&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;Arkadaşlar ben Bu çok çiğnemeyi DKZ ile birleştirdim.Ama tartılmadım.Çünkü hepimiz 31 aralıkta tartılıcaz.Ben bu yöntemle doyduğumu daha kolay anlıyorum.Yazarın dediği gibi denememek için hiç bir neden yok.Ne kaybederiz ki?..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6633780432322564427?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6633780432322564427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6633780432322564427' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6633780432322564427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6633780432322564427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/perhiz-yapmadan-kilo-vermek-iin-bulduum.html' title='PERHİZ YAPMADAN KİLO VERMEK İÇİN BULDUĞUM NUMARA'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17758561504722848481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-9189707353786384780</id><published>2007-11-24T13:23:00.000+02:00</published><updated>2007-11-27T11:29:44.849+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>DR.OZAN TUNÇER İN BİR RÖPORTAJI</title><content type='html'>&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Sevgili Daada bu röportajı yayınlamıştı..Ama tekrar bilgilerimizi tazeleyelim diye biz de yayınlamak istedik. Hem DKZ yi yeni öğrenmekte olanlar için de faydalı olur diye düşündük.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Tempo / Bade Gürleyen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunçer’in iddiaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Zayıflama diyetlerinin yüzde 99'u şişmanlatıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• ‘Bilimsel’ diye pazarlananlar, sağlığa uçuk diyetlerden çok daha zararlı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Şişmanlama, kilo alma korkusuyla başlıyor. Zayıflamak için bu korku yenilmeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ömür boyu zayıf kalmış olanlar, sadece acıkınca yemiş, doyunca durmuş insanlardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 'Diyetçilerin' amacı sorun çözmek değil, karlı çıkmak için sorun yaratmaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyet öneren herkese, kendi deyimiyle "diyetçilere", zayıfla&amp;shy;ma palavralarına, ‘bir kısım medyaya’, şok diyetlerin zarar&amp;shy;larını vurgulayıp diyet listesi veren uzmanlara, uzman geçinenlere, tıp dünyasına, zayıflama ilacı üretenlere, za&amp;shy;yıflama genini bulanlara ve daha pek çok şeye ateş püskürüyor Dr. Ozan Tunçer. Herkesin "mucizevi" diyetler, şok yön&amp;shy;temler önerdiği bu sektörü bir 'yağ pazarı' olarak adlandıran Tunçer'e göre 'dengeli beslenme', "kalıcı zayıflama sağlayan diyet", 'bilimsel diyet', 'sağlıklı di&amp;shy;yet' gibi "inciler", bu 'yağ pazarının' uydurduğu pa&amp;shy;lavralar. "Diyetlerin hepsi zararlı, yüzde 99'u başarı&amp;shy;sız, hatta başarısız olmaya mahkum" diyor Dr. Tunçer. 'Diyetçi, dayatmacı zihni&amp;shy;yet' olarak adlandırıyor şişman insanları kobay olarak kullanan, hiçbir diyetin işe yaramadığını bile bile insanlara sayfalar&amp;shy;ca diyet reçeteleri öneren, zayıflama ilaç&amp;shy;ları veren bu 'yağ pazarı' mensuplarını. Bu nedenle de yeni çıkan kitabında "Za&amp;shy;yıflama Diyetleri Çöpe" diyor Dr. Tun&amp;shy;çer. Çünkü enerji kısıtlamasıyla kilo ve&amp;shy;rilemiyor, kilo verebilmek için aç değil tok olunması gerekiyor, vücuda aç kal&amp;shy;mayı birtakım diyetlerle dayatmak ise zayıflamaya değil, aksine şişmanlamaya yol açıyor. Hatta Dr. Tunçer, şişmanla&amp;shy;mak isteyenlere diyet yapmalarını öneri&amp;shy;yor. Çünkü, söylediklerine göre en geç 5 yıl içinde fazlasıyla kilo alacakları garan&amp;shy;ti. Şişman insanlara tembel, pis boğaz veya iradesiz gibi sıfatların yakıştırılmasına çok karşı olan Tunçer, "Bu insanlar sadece diyet tuzağına düşürülmüş kişi&amp;shy;ler" diyor. 'Kisiye özel diyet' lafına ise çok sinirleniyor. Çünkü bu diyetler kendi deyimiyle 'kişiye özel' değil, 'diyetçiye özel' oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetin bilimseli olmaz Dr. Ozan Tunçer'e göre insanları şişmanlatan hamburger türü yiyecekler de&amp;shy;ğil, diyetler. Yani tıp dünyasının niyeti şişmanlık sorununu çözmek değil, aksine yaygınlaştırmak, hatta sorun yaratmak. Tunçer, "Yağ pazarı olarak adlandır&amp;shy;dığını diyet endüstrisinin in&amp;shy;sanlarda yapmak islediği bi&amp;shy;rinci şey kilo korkusunu yer&amp;shy;leştirmek. Yani 'Eyvah kilo alıyorum' korkusuna kapıldı&amp;shy;ğınız an, kilo almaya başlarsı&amp;shy;nız. İnsanlarda bu korkuyu yerleştirmek için durmadan estetik, sağlık hatta ahlaki kri&amp;shy;terler kullanılıyor. Şişman insan, diyet tuzağına düşürülmüş insandır. Sadece vücudun ihtiyacını bilmeden yemek yi&amp;shy;yen, zayıflama diyetleri, zayıflama ilaç&amp;shy;ları, light ürünler, mezoterapi-bioenerji, hipnoz gibi vücudun doğal mekanizmasını bozan yöntemlerin tuzağına düşen in&amp;shy;sanlar şişmanlar. Vücudun doğal kontrol mekanizmaları olduğu ve ağırlık, kilo dengeleme yeteneğine sahip olduğumuzu unutturuyorlar insanlara. O yeteneği ellerinden kaybediyorlar insanlar diyet yaparak" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Peki, nasıl zayıflayacağız? Diyet yapmadan, boğazımızı kısıtlamadan na&amp;shy;sıl kilo verilebilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yemek yemeyi öğrenerek. Yani açken yiyip, doyunca durmalısınız. Vücu&amp;shy;dun acıkma, doyma ve tok&amp;shy;luk sinyallerini dikkate alırsanız, vücut fazla kiloları, ihti&amp;shy;yacı olmadığı için kendiliğinden atıyor. Vücut kalori hesabını doğal bir şekilde kendi yapıyor. Bu he&amp;shy;sabı siz dışarıdan diyetlerle yaparsanız, bu doğal mckanizmayı bozuyorsunuz. Bu mekanizma bozulunca da şişmanlarsınız, işte bu yüzden diyet yapanlar şişmanlıyor. Çünkü vücudun sinyalleri yok edi&amp;shy;liyor. İnsanlar acıkma, doyma ve tokluk hissini unutuyorlar. Dolayı&amp;shy;sıyla acıkmadan yiyerek şişmanlı&amp;shy;yorlar" diyor Dr. Tunçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Peki acıkma, doyma ve tokluk hissi nasıl tekrar öğrenilebilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Zayıf&amp;shy;lama Diyetleri Çöpe" adlı kitabında acık&amp;shy;ma ve doyma alıştırmalarından da söz eden Tunçer, acıkma hissinin 3 günde, doyma hissinin ise en geç 15 gün içinde öğrenilebileccğini söylüyor. Yani fazla ki&amp;shy;lolardan kurtulmak için, "midenin sesini" dinlemek şart. Tunçer, "Bu işin çözümü, beynin 'palavralardan' ve şişmanlama korkusundan mutlaka arındırılması, acık&amp;shy;ma, doyma ve tokluk hissinin ise farkına varılması. Bu sinyalleri dikkate alan kilo sorununu çözcr. Ama bu çözüm gıda ve diyet endüstrisinin hoşuna gitmiyor. Çün&amp;shy;kü sadece Amerika'da l milyar dolarlık kazançları ortadan kalkmış olur. Amaçları kilo sorunlarını çözmek değil. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bile 'tokken yiyin' di&amp;shy;yor kitabında. Hemen hemen bütün diyet&amp;shy;çiler tokken yemeyi öneriyorlar. Eğer tok&amp;shy;ken yemek yemeye başlarsamz, acıktığınızı nasıl anlayacaksınız? Eğer tokken yerseniz, enerji depolanır. Acıkma sinyal&amp;shy;lerini de yok etmiş olursunuz" diyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetin iyisi, kötüsü, hatta bilimseli olmadığından söz ediyor Tunçer. Çünkü enerji kısıtlamasıyla vücuda zayıflama "dayatılıyorsa" hepsi kötüdür. "Bugün sağlıklı, dengeli, bilinçli, bilimsel adlarıy&amp;shy;la pazarlanan diyetler, insanların ruh ve beden sağlığına uçuk diyetlerden çok da&amp;shy;ha zararlı. Uçuk diyeti insan bir kere yapı&amp;shy;yor ve yapamadığı zaman bırakıyor. Oysa 'bilimsel' diye pazarlananlarda bunun sağlıklı olduğuna inanıyor, işte bu çok da&amp;shy;ha kötü. Diyetlerin hiçbiri bilimsel değil. Gazetelerde size bir diyet reçetesi veren bir profesör de olsa, bu reçeteler bilimsel olamaz. Herkes bilimsel bir araştırma çı&amp;shy;karıyor verdikleri diyetle ilgili ve bu araş&amp;shy;tırmaların hiçbiri birbirine uymuyor. Araştırma bulmaya kalktığınızda örneğin domatesin zayıflattığını da şişmanlattığını da ispatladığını iddia eden her türlü araş&amp;shy;tırmayı internctte bulursunuz. Herkes ken&amp;shy;di ihtiyacına göre araştırmayı buluyor ve insanlara sunuyor" diyor Tunçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Diyet yapan şişmanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dünyada zayıflama diyetine başlayan her 20 kişiden 19'u bir süre sonra mutlaka şişmanlayacak. İstatistikler ve göz&amp;shy;lemler böyle söylüyor. Farklı bir diyete başladığınızda bir şey değişmi&amp;shy;yor. Mantık aynı. Sadece ambalaj değişi&amp;shy;yor. Diyetlerin yüzde 99'u şişmanlatıyor. Di&amp;shy;yetler kalıcı zayıflama sağlamıyor. Sağla&amp;shy;dığını iddia eden varsa çıksın konuşsun. Bir diyetin beş yıl sonra da aynı kiloların korunmasını sağladığı ispat edilmiş tek bir çalışma bile yok" diyen Dr. Tunçer'c göre kalıcı bir kiloya sahip olmak için vücudun bir şekilde uyuyan, daha doğrusu diyetler&amp;shy;le uyutulan doğal mekanizmasını uyandırarak, vücudun beslenmeyle ilgili ayarını tekrar kurmak şart. Bu da acıkma, doyma ve tokluk hissini tekrar tanımakla, öğren&amp;shy;mekle oluyor. Aslında buna, doğru zamanda, doğru dozda, yani sadece acıkınca, vücudun ihtiyacı kadar yemek yemek de diyebiliriz. Uzmanlar doğru yemek ye&amp;shy;menin öğrenilebileceğini ve sadece bu şe&amp;shy;kilde zayıflamanın sağlıklı, en önemlisi de kalıcı olduğunu söylüyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlara diyet yapmalarını öneren herkese "diyetçi" diyen Dr. Tunçer, "Her besin, vücudun ağırlık dengeleme yetene&amp;shy;ği kullanılarak tüketilse, organizma tarafından ihtiyaç kadar alınır" diyor. Orga&amp;shy;nizma alınan enerjiyi hesaplamayı, denge&amp;shy;yi korumayı ve fazla enerjiyi atmayı çok iyi biliyor. Ama siz bunu bilinçle, kendi kafanızla hesaplamaya dengelemeye kalk&amp;shy;tığınızda her şey çuvallıyor, denge bozu&amp;shy;luyor. Diyete başladığınız an, ya da diyet fikri kafanızda doğduğu andan itibaren, vücuttaki kıtlık sinyalini çaldırıyorsunuz ve vücut kendi doğal mekanizmalarını kullanmak yerine tam aksine kıtlık savun&amp;shy;ma mekanizmalarını kullanmaya başlı&amp;shy;yor, çünkü kıtlığa girildiğini zannediyor. Her şeyi depoluyor. Dolayısıyla beslenme davranış bozuklukları ilk andan itibaren başlıyor. Diyet yapacağım diyen bir insa&amp;shy;nın, diyete başlamadan önce fazla yemeye başlaması bir rastlantı değil. Bu, biyolojik mekanizmaların, organizmanın yaşamda kalma içgüdüsünün kullanmasının bir ifadesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Vücudun sesini dinle&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; ...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Ozan Tunçer kitabında pek çok önerilere, vücudun sesini dinleyerek za&amp;shy;yıflama yollarına, "Diyetsiz Kalıcı Zayıf&amp;shy;lama Programı"na, diyetlerin maddi ma&amp;shy;nevi zararlarına, insanları nasıl şişmanlattıklarına uzun uzun yer veriyor. Özellikle de kilo alma korkusuna kapılmamanın çok önemli olduğunu vurguluyor. Çünkü günümüzde insanların tamamına yakınında şişmanlama kilo korkusuyla başlıyor. Tunçer, "Bu kişilerde ya birebir kilo kor&amp;shy;kusu oluyor, ya da ailcsinin kilo korkusu oluyor. Diyete başlayan anne-baba, ço&amp;shy;cuklarını şişmanlatıyor. Böyle vakaları maalesef çok gördük. Anne bir sene önce diyete başlamış, çocuğun şişmanlaması bir sene önce başlamış. Bir yıl içinde obez hale gelmiş çok çocuk var. Anne ço&amp;shy;cuğa baskı yapmadığını söylüyor, ancak çocuğa baskı yapması için ona 'yeme' de&amp;shy;meyi gerekmiyor. 3-4 yaşındaki çocuk et&amp;shy;rafta olup bitenleri anlıyor, zayıf olması gerektiğini hissediyor. Az yemesi gerek&amp;shy;tiği fikri bir ycrlerc yerleşiyor. Yememe&amp;shy;ye çalıştıkça da çocukların, kontrolü kay&amp;shy;betmeleri çok daha kolay. Propaganda öyle kötü bir hale geldi ki zayıf insanları da rahat bırakmıyor. 9 yaşın altındaki Ka&amp;shy;nadalı çocuklann %45'i en az l kez za&amp;shy;yıflama diyeti yapmışlar. 18 yaşın altın&amp;shy;dakilerin ise %80'i diyet yapmış. Hala Kanadalılar, Amerikalılar neden şişmanladıklarını düşünüyorlar. İşte nedeni orta&amp;shy;da. 6-7 yaşındaki çücuklara diyet yaptırılırsa, bütün sistemleri altüst edilir ve ömür boyu kilo sorunu yaşamaya mah&amp;shy;kum olurlar" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı beslenmenin uzman kontrolünde olmasını da çok saçma buluyor Tunçer: "İnsanlar beslenmelerini doktor kontrolünde yönlendiremez. Hastalık var&amp;shy;sa doktor kontrolüne ihtiyaç vardır, Eğer, siz bir kaşığı ağzınıza götürmek için bile doktora, diyetisyene, uzmana ihtiyaç du&amp;shy;yar hale getirildiyseniz o yaşam yaşam olmaktan çıkar. Siz beslenmeyi denetim altına aldığınız sürece, acıkma, doyma, tokluk sinyallerini kullanmıyorsunuz. Organizma da bu denetimi kırmanın yollarını buluyor. O zaman her denetim girişimi kontrol kaybına, her kontrol kaybı da de&amp;shy;netimin artırılmasına yol açıyor, insanlar yokuşa çıkıyor. Kilolar artıyor, ruhsal yapınız çöküyor, 3-5 yıl içinde kilolar fazla&amp;shy;sıyla geri geliyor. Yemek yerken doktor kontrolüne ihtiyaç yok" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Doyma nasıl öğrenilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta kilo korkusundan arının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Başlangıçta neler yiyeceğinizi ve miktarlarını tespit edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Mutlaka sevdiğiniz yemeklerden oluşan bir mönüyü kafanızda planlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bu yemekten ne kadar zaman sonra tekrar yemeğe ulaşabileceğinizi düşünün ki organizma, o zaman aralığındaki enerji ihtiyacını hesaplayıp sizi durdurabilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bütün bunları düşündükten sonra keyifle yemeğe başlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir yemekten diğerine geçerken de bir şeylerin sizi durdurduğunu fark edeceksiniz. Vücut sinyalleri bozulmamış insanlar bir yemekten diğerine geçerken çok sevdikleri bir yemek bile olsa duruyorlar. Örneğin bir antre ve bir de ana yemek varsa, antre ne kadar hoşunuza giderse gitsin, arkadan gelecek olan ana yemeği düşünerek elinizde olmadan yemeyi durduruyorsunuz; vücut sizi durduruyor. "Eğer antreyi abartırsam ana yemeği yiyemem" diyorsunuz. İşte bu bilinçle yemek yenirse kilo alınmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kafanızda "Doydum mu?" sorusu oluştuğunda birazcık daha yemeğe devam edin. O zaman da vücut, doymanın ötesine geçildiğinde rahatsızlık uyarısı verir. Sizi bir şey rahatsız ettiğinde doydunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Asla tokken yemeyin. Acıkmadan başladığınız bir yemekte, doymayı öğrenemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Doyma hissi en geç 15 gün içinde tam anlamıyla öğrenilir. Diyetsiz, kalıcı zayıflama programı • Vücudun bozulmuş olan doğal kalori ayar mekanizması uyandırılmaya ve yeniden işler hale getirilmeye çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Hastalara kesinlikle bir beslenme programı veya bir reçete verilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Hasta ilk 1-2 hafta içinde, sevdiği, ancak istediği zaman durabileceği gıdaları tüketiyor. Eğer çikolata yerken kendini tutamıyor ve abartıyorsa, çikolatayı birinci haftalarda yemesi önerilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Vücut kendi mekanizmalarını çalıştırarak, kişinin hiçbir eksiklik, yoksunluk hissetmeden zayıflamasını sağlıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. • 1-2 hafta içinde kişinin, acıkma, doyma ve tokluk hislerini tanıması sağlanıyor. Vücudun ayar mekanizması düzeldiği için kişi abartma gereği duymadan, dolayısıyla kilo almadan sevdiği her şeyi yiyebiliyor. Çünkü ne zaman duracağını öğrenmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Zamanla vücut "stokladığı" fazla kiloları, fazla enerjiyi, ihtiyacı olmadığı için atmaya başlıyor ve kilo veriliyor. • Hem fiziksel, hem psikolojik anlamda rahatlama oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diyetsiz zayıflama sağlıklı ve kalıcı oluyor. Zayıflama diyetlerinin zararları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Vücudun ihtiyaçları karşılanmadan kilo verdirmeye çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kurallarla yemek yemek öğretildiği için, acıkma ve doyma gibi sinyaller zamanla yok oluyor. Kişi acıkmasa da yemek yiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• İhtiyaçlarının karşılanmadığını fark eden beden, o andan itibaren "kıtlık sendromuna" girip, gerekli kaloriyi alamadığı için gelen enerjiyi stokluyor. Vücutta yağ stoklanması başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diyetin ilk günlerinden itibaren kişilerin besin arayışı artıyor, aklında kurabiyeler, pastalar dolaşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diyet yapan kişi, sürekli gergin oluyor, iç dünyasında çok ciddi psikolojik sorunlar yaşıyor, kendini suçluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kilo veremeyen kişi iradesiz olduğunu düşünüyor. Oysa zayıflamanın iradeyle bir ilgisi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kilo sorununu saplantı haline getiren, kendini sürekli kısıtlayan bir kişinin bu tutumu hayatın diğer alanlarına da sıçrıyor. Her alanda kendini kısıtlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Uygulaması zor olan zayıflama diyetleri, kişilerde utanç ve özgüven eksikliği yaratıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-9189707353786384780?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/9189707353786384780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=9189707353786384780' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/9189707353786384780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/9189707353786384780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/drozan-tuner-in-bir-rportaji.html' title='DR.OZAN TUNÇER İN BİR RÖPORTAJI'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3845756716293353373</id><published>2007-11-23T08:28:00.000+02:00</published><updated>2007-11-23T08:40:26.086+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gerçek Hikayeler'/><title type='text'>DİYET NEDEN ZARARLIDIR???</title><content type='html'>Herkese Merhaba,&lt;br /&gt;Dün Reyhan rumuzlu bir arkadaşımızdan bir mail aldık ve anlattığı kendi hikayesi öyle içtendi ki bunu yayınlama ihtiyacı hissettim. Bu nedenle kendisinden izin istedim ve sağolsun bizi kırmadı. Şimdi aşağıda onun hikayesini paylaşıyorum sizlerle... Umarım inatla hala diyet diye tutturan arkadaşlar bu gerçek hikayeyi okuyunca neden diyet zararlıdır diye üstüne basa basa söylediğimizi biraz olsun anlarlar....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;Merhaba,&lt;br /&gt;     Benim hikayem de (aslında pek çoğu gibi) tipik bir diyet mağduriyeti hikayesi. Tıpkı Dr. Ozan Tunçer’in, okuyup hatmetmiş olduğum tüm kitaplarında anlattığı gibi... Uzun ve giderek kötüleşen bir diyet geçmişinin ardından 24 kiloluk bir final...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;    2003 Temmuz ayında kızım doğduğunda, 1,61 m. boya karşılık 77 olan kilomla “yaşayamayacağıma (!!!)” (Şimdi 94 kiloyum) karar vererek diyetisyenin yolunu tuttum. Ekim 2003’te başladığım diyet, dengeli diye tanımlanacak türden bir diyetti, listesi çok iyiydi, bana özel hazırlanmıştı, hemen hiç açlık hissetmedim, harfiyen (abartmıyorum) uyguladım. Çok azimliydim. İnceldikçe gaza gelip azmettim, azmettikçe inceldim. Neredeyse hiç kaçamak yapmadım, hatta diyetisyenin verdiği 1 porsiyon tatlılık bayram izinlerini bile kullanmadım. Tam 6 ay sonra Nisan 2004’te 53 kilo ile muradıma ermiştim. Ayrıca tüm tahlillerim de harikaydı; kan düzeyi çok iyi, kötü kolesterol çok düşük, iyi kolesterol yüksek vs.&lt;br /&gt;         Koruma süreciyle birlikte yaklaşık 6 ay kadar bu kiloya yakın kaldım. Sonra, sonunda ipler koptu. İnanılmaz bir süreçle, ne olduğunu bile anlayamadan, diyeti bitirdikten 1,5 yıl kadar sonra 82 kiloydum. Tabi bu dönemde irili ufaklı onlarca diyete başlama girişiminin ardından başarısızlığın (!) ve kiloların verdiği yürek yakan acı... Kötüydü... Her gören soruyordu, “Sana ne oldu? Ne güzel kilo vermiştin” diyenler en insaflı olanlarıydı, gerisini siz düşünün. Uzun süre insanlardan kaçtım, kimseyle görüşmedim... Her neyse, herkesin az çok yaşadığı şeyleri uzatmanın anlamı yok. Sonuçta, tüm bunlarla baş etmeyi kendi başıma başaramadım ve ilaçla depresyon tedavisi gördüm. Tabi bir yandan kilo almaya da devam ediyordum.&lt;br /&gt;         O sıralarda, yeni bir atılım yaparak kendimi bu sefaletten kurtarmam, yeni bir diyetle tekrar kilo vermem gerektiğini düşünerek internette gezinirken Dr. Ozan Bey’in kitaplarıyla tanıştım. Kitapların hepsini zorlukla da olsa (bazıları piyasada yoktu) bularak, ardı ardına bir solukta okudum. Sonunda olayın esrarını çözmüştüm. Suçlu ben değildim. İlk yapmam gereken ise “kısıtlama mikrobu”nu kafamdan silmekti. Sizin de bildiğiniz gibi bu hiç de göründüğü kadar basit bir süreç değil. Hayatımızın her köşesine, damarlarımızın en ince noktalarına kadar öylesine sızmış ve yerleşmiş ki bu mikrop, söküp atmak ciddi çaba ve zaman isteyen bir iş. Hele de diyetin ve zayıflamanın kitabını yazacak hale gelmiş olan ben ve benim gibi diyet mağdurları için. Dikkatli bir gözle bakıldığında Diyet Kardeşliği sitesindeki DKZ ile ilgili yazılan birçok yorumda bile hala bunun izlerini görmek çok kolay.&lt;br /&gt;         Gelelim zurnanın “zırt” noktasına... Uzun bir zihinsel çaba ile “kısıtlama mikrobu”nu hayatımdan büyük ölçüde sökmeyi başardığımı sanıyorum. Ama henüz başaramadığım şey, gıda alımını acıkma ve doyma sinyalleri ile yönetmek. Bunu uygulamaya geçiremedim henüz. Geçirdiğim travmaların ardından açıkçası hiçbir şey için acele de etmedim. Fakat bunun artık daha fazla ertelenmemesi gerektiğini de hissediyorum. Sık sık yaşadığım bel ve sırt ağrıları, hareket zorlukları, küçük boyutlu incinmeler, kas spazmları, bu kiloyu taşımanın zararlarını bana giderek daha sık hatırlatmaya başladı.&lt;br /&gt;         Geçen gün kreşten dönen 4 yaşındaki kızım, akşam yemeğini yememek için direndi. Aç olduğunu biliyordum. Onunla sohbete başladım ve neden yemeğini yemediğini anlamak için sorular sordum. Bana ne dedi biliyor musunuz ?!!! Benim gibi olmak istemiyormuş, yemek yerse göbeği çıkarmış... İşte o an benim bittiğim andı dostlarım...&lt;br /&gt;         Bu noktada: "Dr. Ozan Beeeeeyyy !!!! Neredesiniz ???!!! İmdaaattt !!! “Kısıtlama Mikrobu Çöpe” serisinin vaat ettiğiniz dördüncü kitabı “Çocuklarınızı Şişmanlatmayın” nerede kaldı ???!!!!" diye çığırmak geliyor içimden.&lt;br /&gt;         Sizlerle omuz omuza vermek istiyorum. Beni de aranıza alın :)&lt;br /&gt;         Sevgiler...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Reyhan'ın hikayesi böyle...Biliyorum ki hepimiz benzer şeyleri yaşadık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;...Amaç bundan sonra&lt;/em&gt; aynı tuzaklara düşmemek, kendimiz için doğru olanı bulmak ve vücudumuzun ihtiyaçlarını dinlemek... Unutmayın eğer biz ona ihtiyacı olanı vermezsek o da bize gerektiği gibi yardımcı olamaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki yazımızda yeni başlayan arkadaşlarımız için DKZ nedir? e değinerek size bu yöntemi anlatmaya başlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanı sıra hikayesini bizimle paylaşmak isteyen arkadaşlar varsa bize göndersin yayınlayalım.Mail adresimizi biliyorsunuz; &lt;a href="mailto:dkzkardesligi@gmail.com"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;dkzkardesligi@gmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik sevgiyle kalın... İyi haftasonları.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3845756716293353373?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3845756716293353373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3845756716293353373' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3845756716293353373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3845756716293353373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/diyet-neden-zararlidir.html' title='DİYET NEDEN ZARARLIDIR???'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-4903308102676246981</id><published>2007-11-21T08:52:00.000+02:00</published><updated>2007-11-21T11:52:29.143+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DKZ Önerileri'/><title type='text'>DKZ İHANETİ AFFEDER Mİ???</title><content type='html'>&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Arkadaslar herkese selam ;) ben&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DKZ&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#000066;"&gt;nın üyelerinden yanı bıraz pasıf uyelerınden herzaman takip ediyorum ama işler nedenıyle bı sure yazamadım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DKZ&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;ihaneti affedermı ,bozunca pazartesıyı beklemek gerekırmı benım kafamı bı sure yoran bı konuydu , cevabını hemen soyluyorum dkz fazla ılerı gıtmeden varlığını unutmadığınız surece ıhanetı affedıyor :D&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;ve tabi ki diyet olmadığından bozunca pazartesi olmasını beklemeniz gerekmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Ben gecen gun karnımın tok olduğunu bıle bıle .:( habersız olduğum bı doğum gunune katılıp ,acıkmadığım halde 1 dılım pastayı yedım bunu ılk defa değil tabı kı bıkac kere yaptım.Asıl olan tok karnına bısey yememek ya işte bazen bunu bozabılıoruz gercek olan ac değilim ki diyebilmek.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Dunde tubişle cay ıcerken bıskuvi ıkram edıyordum almak ıstemedı ben ısrarcı ,al al dedım tubış&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AC DEĞİLİM Kİ&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#000066;"&gt;deyınce arkadasımı takdır ettım direk verdiğim cevap tamam yeme ozaman oldu :) Yanı kacamaklardan sonra kaldığınız yerden ertesı gun devam edın yıne kılo vermeye devam edeceksınız tecrubeyle sabıttır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;A&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;rkadaslar ben bıraz da spor aktıvıtesı yapalım dıyorum,hareket cok onemlı. Benım merdıvenler ,her sabah servısyerıne yuruduğum 500mt ve ev işi dışında yaptığım hareket yok DKZ deki birlik ve beraberliğimizle hepımızı gunde 30 dakıka gunun herhangi bi saatinde zorunlu harekete davet ediyorum ;)&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;nedersınız ????? Önerilerınızı bekliyorum. Hareketlerı beraber belırleyelım ıstıyorum ,ha bır de bişey daha duydum,sabah ac karnına yenen bı elma metobolizmanın daha hızlı calışmasına neden oluyormuş hergun bı elma hepımıze afıyet olsunn :) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-4903308102676246981?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/4903308102676246981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=4903308102676246981' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/4903308102676246981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/4903308102676246981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/arkadaslar-herkese-selam-ben-dkz-nn.html' title='DKZ İHANETİ AFFEDER Mİ???'/><author><name>secill</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12790606220450581228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-1615313650804946550</id><published>2007-11-16T11:12:00.000+02:00</published><updated>2007-11-16T11:11:51.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pozitif düşünce'/><title type='text'>NEGATİF KAYITLARI SİLİYORUZ!</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Bilinçaltımız biz doğduğumuz andan itibaren kayıt yapmaya başlar.Ne düşünürsek,ne duyarsak,ne konuşursak bunları kayıt eder ve uygular.Bilinçaltımız,bu bilgilerin bizler için faydalı mı yoksa zararlımı olduğuna bakmıyor,ne sıklıkta tekrarlandığına bakıyor.Bugüne kadar bir çok negatif düşünce hayatımızı belirliyor.&lt;span style="color:#ffff66;"&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;Örneğin sürekli,”ben şişmanım”,”ben çirkinim””ben değersizim”,”para bana gelmez”,”para beni sevmez”,ben hastayım”,”sürekli hasta olurum”,”ceryanda kalırsam üşütürüm”vb cümleleri&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;sürekli kurarız&lt;/span&gt;.Ve bilinçaltımız bu tekrarladığımız cümleleri kayıt eder ve uygular.İşte bu negatif kayıtları pozitif olarak değiştirmek için olumlama yapmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;Olumlamak ve onaylamak, bir düşünceyi "kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek" demektir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kesinleştirdiğiniz bir düşünce de zamanla güçlendikçe sizin gerçekliğiniz halini alacaktır!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta var.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Olumlu cümlelerin içinde olumsuz kelime geçmemeli.&lt;/span&gt;Mesela”&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;ben şişman değilim&lt;/span&gt;”Çünkü içinde “&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;şişman &lt;/span&gt;“kelimesi var ve dikkat şişmanlamaya çekiliyor.Ve sevgili Tuğba nın yazısında belirttiği gibi bilincimiz şimdiki zamanı algılıyor ve olumlamamızda şimdiki zaman da olmalı.İleriki tarihe atmamalıyız .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumlama yapmadan önce zihnimizde negatif kayıtları belirlememiz gerekiyor.Bunları belirledikten sonra olumlama yapabiliriz..&lt;br /&gt;Olumlama cümlelerimizi istersek yazabiliriz.,kayıt edip dinleyebiliriz veya yüksek sesle tekrarlayabiliriz. Devamlı dinleyince ya da tekrarlayınca bilinçaltımız onun doğru olduğuna inanmaya başlar.Bu yüzden sürekli tekrar yapmanızı öneririm.Olumlama için aşağıda bir kaç örnek yazdım ama sizler kendi olumlamalarınızı oluşturabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Sağlıklıyım,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-metebolizmam hızlı çalışıyor,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-hayatımın patronu benim,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-parayı hakediyorum ve parayı kendime çekiyorum,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-kendimi geçmişimden dolayı afediyorum ve kendimi seviyorum,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-başarıyorum çokbaşarılı bir insanım,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-ben güçlüyüm,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;-ben güzelim,değerliyim ve mutluyum&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;Bu yukarda yazdığım örnek olumlamaları sizler kendinize göre değiştirebilir,eklemeler yapabilirsiniz ama unutmayın inanana kadar bol bol yapmamız gerekiyor.Öncelik sizin için hangi konuysa ilk önce onun için olumlama yapın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-1615313650804946550?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/1615313650804946550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=1615313650804946550' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1615313650804946550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1615313650804946550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/negatif-kayitlari-siliyoruz.html' title='NEGATİF KAYITLARI SİLİYORUZ!'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17758561504722848481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-9113805205568660319</id><published>2007-11-15T13:59:00.000+02:00</published><updated>2007-12-04T19:01:18.331+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tartılma Günü'/><title type='text'>TARTI ZAMANI</title><content type='html'>Eveettt Dünkü yazıda 15.11.2007 de tartılacağımızı ve 1,5 ay süre ile tartı denen cismi hayatımızdan çıkaracağımızı söylemiştik...Biz bu sabah tartıldık şimdi buraya yazıyoruz ve 31.12.2007 tarihine kadar tartı kavramını hayatımızdan silip atıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteyen arkadasların bizlere &lt;a href="mailto:dkzkardesligi@gmail.com"&gt;dkzkardesligi@gmail.com&lt;/a&gt; adresinden mail atabileceğini söylemiştik. Bunu yayınlıyoruz diye geç kaldık sanılmasın katılmak isteyen olursa hala ekleyebiliriz.Böylece olmakta olan değişimleri görüp kendimizle hep beraber gururlanırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aşağıda bugünkü tartı sonuçlarımızı veriyorum.Dediğim gibi katılmak isteyenler geç kalmadı hala bize ulaşabilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Arzu&lt;/span&gt; : 88 İdeal Kilosu: 60 &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Seçil : 71,2 İdeal Kilosu: 60 &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Tubikko : 67 İdeal Kilosu: 57 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;58 li : 71,5 İdeal Kilosu: 64&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Virago : 75 İdeal Kilosu: 60&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;Fato04 : 82 İdeal Kilosu : 58&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Elma : 67 İdeal Kilosu : 55 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;Bıcır : 77,5 İdeal Kilosu : 56&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Biyonik Kedi : 68,3 İdeal Kilosu : 60 &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Tubik'in Görümcesi Tubi : 60 İdeal Kilosu : &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;50&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Zümrüt:59 İdeal Kilosu: 52&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Başka katılmak isteyen?&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-9113805205568660319?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/9113805205568660319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=9113805205568660319' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/9113805205568660319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/9113805205568660319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/tarti-zamani.html' title='TARTI ZAMANI'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-1249487572663093584</id><published>2007-11-14T12:36:00.000+02:00</published><updated>2007-11-14T13:49:15.377+02:00</updated><title type='text'>NEDEN KİLO VERMEYE ODAKLANMAMALIYIZ?</title><content type='html'>Bu konu hakkında başka bir yazı yazacağımızı DKZ KARARLARI başlıklı yazımızda belirtmiştik. Şimdi sizi çok bekletmemek adına bu yazıyı yayınlıyoruz. Bunu tam olarak anlatabilmek için THE SECRET ''SIR'' adlı kitaptan bir takım alıntılar yapılmıştır ve bu alıntılar koyu renkle belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bilinmesi gereken ilk şey,kendinizi kilo vermeye odaklarsanız,daha fazla kilo vermenizi engeller, bunu kendinizden uzaklaştırırsınız, bu yüzden kilo verme konusunu kafanızdan uzaklaştırın.''&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; diyor  Rhonda BYRNE. Ayrıca fazla kilolu olma durumunun bizim düşüncelerimiz aracılığı ile yaratıldığını söylüyor.Yani bunu basitçe açıklamak gerekirse eğer bir insan şişmansa, o bunu farketse de farketmese de ''şişmanlığa dair'' çok fazla düşünüyor demektir. Bunun aksine sürekli olarak ''Formda olmayı'' düşünen biri şişman olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yazar Sizin için mükemmel kiloyu ve bedeni kendinize çekmek için Yaratım Süreci'nin üç adımını kullanın diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;1) İstemek : Kaç kilo olmak istediğiniz konusunda net olun. Beyninizde, sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz o kiloya  ulaştığınızda, bedeninizin görüntüsüne dair bir imge oluşturun. Mükemmel kilonuzda olduğunuzda çekilmiş resimleriniz varsa, onlara sık sık bakın. Böyle resimleriniz yoksa,sahip olmak istediğiniz gibi bi vücudun resimlerine de bakabilirsiniz.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;2) İnanmak: Mükemmel kiloya ulaşacağınıza inanmalı ve zaten o kiloda olduğunuzu düşünmelisiniz. Sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz bu kiloyu tartının üstüne yapıştırmalı, ya da hiç tartılmamalısınız. Aktif kilonuza uygun giysiler satın almayın. İleride satın alacağınız kıyafetler olduğuna inanıp onlara odaklanın. Fazla kilolu insanlar gördüğünüzde onları incelemeyin ve zihninizi hemen,sahip olduğunuz mükemmel vücut görüntünüze  kaydırarak bunu hissedin.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;3) ALmak : Kendinizi iyi hissetmelisiniz. Kendinizden memnun olmalısınız. Bu önemli çünkü, içinde bulunduğunuz anda sahip olduğunuz bedenden dolayı kendinizi kötü hissederseniz, mükemmel kilonuzu kendinize çekemezsiniz.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kısacası Kilo vermek için, ''kilo vermeye'' odaklanmak yerine, size göre mükemmel kilonuz neyse ona odaklanın. Kendinizi mükemmel kilonuzdaymışsınız gibi hissettiğinizde, bu kusursuz kiloyu kendinize çağıracaksınız.....&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evett işte böyle...Özetle neden kilo vermemeye odaklanmamalıyız sorusunun cevabı bu yazıda saklı. Sürekli olarak kilolu olduğunuzu düşündüğünüzde beyin buna odaklanıyor ve onu yerine getirmesi gerekli bir zorunluluk olarak algılıyor. Yani siz''Ben çok şişmanım'' diye kendinize tekrar edip durduğunuzda beyin bunu ''şişmanlık durumunu korumak zorundayım'' şeklinde algılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yerine kendinizi ideal kilonuzda gibi hissedin ve buna inanın. Örneğin benim ideal cümlem şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ben 57 kiloyum. İnceciğim,fıstık gibiyim,istediğim herşeyi hiç çekinmeden giyebiliyorum. Dilediğim herşeyi yiyorum ve buna rağmen formumu koruyorum.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna gerçekten inandığınızda incelme sürecinin başladığını ve değişimleri çabucak izlemeye başladığınızı göreceksiniz. Çünkü beyin bunu 57 kilo ve sağlıklı olmak olarak algılıyor ve benim  kilom 57 diyerek kendini o kiloda sabitlemek için gerekli mekanizmaları çalıştırmaya başlıyor. Mesela bu bende iştahımda azalma şeklinde kendini gösterdi.Ya da doyduğum halde fazla yiyecek olursam midem beni hemen uyarıyor.İhtiyacın kadarını aldın yeter artık yeme diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiii....Hep beraber kavuşmak istediğimiz ideal kiloya odaklanalım ve ''BEN KİLOLUYUM'' fikrini kafamızdan atalım.Bunun yerine kullanacağınız cümleler şöyle olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;''BEN İNCELİYORUM'' &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;''SAĞLIKLI KALICI ZAYIFLIYORUM''&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;'' İDEAL KİLOMA KAVUŞUYORUM''&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dikkat ettiyseniz hep şimdiki zaman kullanıyoruz. Çünkü bunu gelecek zaman olarak kullandığımızda beynimiz bunu ertelemek için hemen  işe girişiyor.Bunun yerine şimdiki zaman kullandığımızda beyin bunu ideal kiloda olmalıyım olarak algılayıp hemen işe koyuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi belki bütün bunların DKZ ile ilgilisi ne diye geçireceksiniz. İlgisi şu;biliyorsunuz ki DKZ de diyet kelimesini tamamen kafamızdan attığımızı söylemiştik. Yani diyet yok, kısıtlamak yok, diyet olmadığına göre fazla kiloları kafaya takmak da yok :) Çünkü onlar kalıcı değiller ve geldikleri gibi giddiyorlarr..... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazımı burada  noktalıyorum. Noktalarken de kafanıza herhangi birşey takılırsa  lütfen bize sorun diyorum.  :) Elimizden geldiğince,dilimiz döndüğünce açıklamaya çalışırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Son olarak buradan bir duyuru yapmak istiyorum. DKZ KARARLARI yazımızda sık tartılmamak gerektiğinden bahsetmiştik. Biz kendimiz için bir uygulama başlattık. 1,5 ayda bir tartılmaya karar verdik.. Yarın yani  15.11.2007 sabahı tartılacağız ve tartı sonuçlarımızı ve ulaşmak istediğimiz ideal kilolarımızı burada yazacağız. 31.12.2007 sabahına kadar da tartının yüzüne bile bakmaycağız ve o hayatımızda hiç yokmuş gibi davranacağız. Unutmayın tartı herr zaman doğruyu söylemez önemli olan sizin kendinizi nasıl hissettiğiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Eğer bu tartı sürecinde bize katılmak isteyen arkadaslarımız varsa &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:dkzkardesligi@gmail.com"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;dkzkardesligi@gmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; adresine yarın sabahki tartı kilolarını ve ideal kilolarını mail atsınlar isimleri ya da nickleri ile. Böylece  bu küçük oyuna siz de katılırsınız ve DKZ Grubumuzun birlikteliği ve kaynaşması açısında da iyi bir adım olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne dersiniz siz de var mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-1249487572663093584?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/1249487572663093584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=1249487572663093584' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1249487572663093584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/1249487572663093584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/neden-kilo-vermeye-odaklanmamaliyiz.html' title='NEDEN KİLO VERMEYE ODAKLANMAMALIYIZ?'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-3756368743051906594</id><published>2007-11-12T15:11:00.000+02:00</published><updated>2007-11-12T15:52:55.312+02:00</updated><title type='text'>DKZ KARARLARI</title><content type='html'>Bizler,site sahibeleri olarak bazı kararlar aldık ve bunları sizlerle paylaşmak istedik.Umarız siz de bizlerle birlikte bu kararları uygularsınız.Aşağıda ki maddeleri okuduğunuz da bazıları size uçuk gelebilir ama biz bunların işe yarayacağına inanıyoruz.Hadi bakalım şimdi bunları görelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;1)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kesinlikle diyetlerden bahsetmeyeceğiz.Çünkü diyetleren bahsetmek ister istemez beynimize bir şekilde diyet sinyalini gönderiyor ve kısıtlama mikrobunun yayılmasını hızlandırıyor. Kısıtlanacağını ve kıtlığın geleceğini sanan vücut hemen alarma geçiyor ve acilen depo yapmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;2)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;DKZ yi tam anlamıyla uygulayacağız . Pes edip acıkmadan yemeyeceğiz ve doyduğumuzda ne olursa olsun yemeyi bırakacağız.(DKZ ye yeni başlayanlar için bir tavsiye vermek istiyoruz,hayır diyemedikleri yiyecekleri ilk başta yemesinler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kilodan yani fazla kilolardan bahsetmeyeceğiz.Bunun yerine olmak istediğimiz ideal kilodaymışız gibi konuşacağiz.(Bunun nedenini başka bir yazıda size anlatıcaz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;4)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Tartılmayacağiz...Bizlerin herhangi bir ölçüm aletine ihtayacı yok.Zaten incelmeye başladığımız da çevremizde bulunan insanların iltifatlarını duyduğumuda yada giydiğimiz kıyafetlerin bollaştığını gördüğümüzde kilo verdiğimi anlıyacaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;5)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bir önceki maddede tartılmayacağiz dedik ama tabii inceldiğimiz için insanlar kaç kilo olduğumuzu sorucaklar bilmiyorum dememek,cevap vermek için kilomuzu bilmemiz gerekiyor.Fakat en uzun vadede tartılıcağiz mesela biz 1,5-2 ayda bir dedik ama siz bu süreyi kendinize göre çıkartıp indirebilirsiniz.Ancak şunu da söylemek gerekir ki DKZ diyet mantığından uzaklaşmayı hedefleyen bir yöntem olduğu için burada tartılarla olan dostluğumuzu ve sık sık bir araya gelmemizi olabildiğince azaltmamız gerekiyor. Çünkü tartı kavramı insanı tamamen diyet psikolojisine sokan bir olgu. Bizim için asıl kıstas tartıdaki ağırlığımız değil vücut ölçülerimizdeki değşiklik olmalıdır. Mesela pantolonlardaki bollaşma, bel bölgesindeki incelmeler gibi...Çünkü vücudumuz su tutsa bile bu tartıya kilo artışı olarak yanısr ve bu da bizim başaramayacağımız psikolojisine kapılmamıza sebep olabilir. Çünkü DKZ sabır isteyen bir yöntemdir ve ŞOK diyetlerdeki gibi acil sonuçlar ermez. Bunların tam aksine yavaş ama kalıcı sonuçlarla karşılaşmamızı sağlar :) Adı üstünde &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Diyetsiz Kalıcı Zayıflama&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;6)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Asla şişmanım,çok kiloloyum,ben kilo veremem diye düşünmeyeceğiz ve bu konuda moralimizi bozmayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;7)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Aceleci olmayacağız.. Unutmayın ki biz bu kiloları öyle 5-10 günde ya da 1 ayda almadık. Dolayısıyla bu kadar kısa sürede vermemiz de ne sağlığımız açısından ne de verilen kiloların kalıcı olmaları açısından iyi değildir. Burada amaç &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DKZ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; sistemini olabildiğince iyi kavrayabilmek ve bunu bir yaşam tarzı haline getirebilmek. Aksi taktirde bu şekilde kilo verip eski yeme alışkanlıklarımıza dönmek bizi eski halimize geri götürmekten başka bir işe yaramaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Evveetttt işte böyle arkadaslar.Artık tam gaz faaliyete geçmiş bulunmaktayız. Burada hepimiz &lt;span style="color:#009900;"&gt;bir arada diyet kelimesini aklıma getirmeden sağlıklı kalıcı ve diyetsiz olarak&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt; &lt;strong&gt;zayıflayacağız :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-3756368743051906594?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/3756368743051906594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=3756368743051906594' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3756368743051906594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/3756368743051906594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/dkz-kararlari.html' title='DKZ KARARLARI'/><author><name>DKZ GRUBU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859988428784970942</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-2593093465299156656</id><published>2007-11-07T10:41:00.000+02:00</published><updated>2007-11-08T09:35:30.522+02:00</updated><title type='text'>BENDEN DE KOCAMAN MERHABA:)</title><content type='html'>Herkese Merhaba Biz kimiz?Kim olduğumuzu Tuğbacım anlatmış gerçi... bizler, diyet kelimesini duyunca tüyleri diken diken olan,kalori hesabı yapmaktan sıkılan,diyet yapıcaz diye daha fazla kilo alan anlayacağınız sağlıklı ve zayıf olmak için yıllarca didinip duran diyet mağdurlarıyız.Mağdurlarıyız dedim çünkü özellikle ben çok çektim.Denemediğim hiç bir şey kalmadı galiba…Önce akupunktura gittim 12 kilo verdim daha fazla geri aldım,tamamen bitkisel hiçbir zararı yok dedikleri iğrenç mamalardan yedim(sakın denemeyin hem canınıza hem paranıza yazık)veremedim güya 1 ayda 8-9 kilo vericektim .Sonra bir diyetisyene gittim 13 kilo verdim sanırım ama ben de insanım daha fazla dayanamadım ve bıraktım hoop eski kilolarım geri geldi.Tabii aralarda yaptığım şok diyetleri unutmamak lazım.Sonuç ne ?Ben söyliyim koca bir HİÇ…Hem psikolojim bozuldu,hem kilolarıma yenilerini ekledim hem ekonomik olarak zarara uğradım.Sanırım benim gibi olan bir çok kişi vadır bunu biliyorum.Ama yıllardır hep düşünür dururdum yanlış bir şeyler var,ben diyet yapamıyorum ve kendi kendime sordum ee diyetsiz nasıl zayıflayacaksın?Mutlaka bir yolu olmalıydı ve bilgisayarımın başına oturdum ve google a”kalıcı zayıflama”diye yazdım ,açılan sayfanın sonlarına doğru bir başlık ilgimi çekti ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE girdim inceledim.DKZ ilgimi çekti ve Diyet Kardeşliği ile tanıştım.Ve orda Tubik le tanıştık ve çok iyi arkadaş olduk.Daha sonra seçille tanıştım.&lt;br /&gt;Kısacası biz 3 arkadaş DKZ uyguluyoruz ve istedik ki sizlerle paylaşalım.Bu arada belki DKZ nin ne olduğunu bilmeyenler olabilir burdan anlatmaya çalışıcaz.&lt;br /&gt;Sevgiler....:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-2593093465299156656?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/2593093465299156656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=2593093465299156656' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2593093465299156656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/2593093465299156656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/benden-de-kocaman-merhaba.html' title='BENDEN DE KOCAMAN MERHABA:)'/><author><name>Arzu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17758561504722848481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-6418134865625761206</id><published>2007-11-06T09:30:00.000+02:00</published><updated>2007-11-06T09:40:05.189+02:00</updated><title type='text'>YENİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN MERHABA :)</title><content type='html'>Bu kadar uzun süre bekledikten sonra artık bir merhaba demenin zamanı gelmişti öyle değil mi? O halde öncelikle herkese merhaba… :)&lt;br /&gt;İlk Olarak Sizlere neden böyle bir site kurmaya karar verdiğimizi anlatayım. Hikaye  şöyle başlıyor…&lt;br /&gt;Hayatım boyunca hiç çok zayıf biri olmadım; kardeşim , kuzenlerim , en yakın dostum incecikti hep;bense balık etli :) Bunun kesinlikle az tombik olanlara kibarlık yapmak için söylenen bir laf olduğunu düşünüyorum. Bu balık etli halden hiçbir zaman memnun olmamakla birlikte içine girdiğim zayıflama çabaları hep sonuçsuz kaldı.Pazartesi başlanan diyetler genelde Salı sabahı sona erdi ya da dişimi sıkıp katlandığımda sonunda kendimi normalde yiyeceğimden fazla diyet krizlerinin içinde buldum…Zaman zaman zayıflayıp istediğim kiloya yaklaşsam bile asla o noktaya varamadım. Bilemiyorum belki de çok kararlı davranmadım diyeceğim ama sanırım asıl olay vücudun ihtiyacı olanı kısıtlayarak bir sonuç elde edilemeyeceğine inanmamdı.&lt;br /&gt;Evet ben hep buna inandım; yani sonuçta mantıklı olarak yaklaştığımızda bence bunun böyle olması imkansızdı.Ya da nereye kadar kısıtlayabilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep kendime sorular sordum;çevremdekileri gözlemledim. En basitinden kardeşimi ele alabilirim. İstediği her şeyi yer;hem de doyana kadar hatta oturup bir dünya çikolata yediğine bile şahitlik etmişliğim çoktur.Öte yandan eğer aç değilse önüne en sevdiği şeyi bile koysan yüzüne bakmaz. Bütün bunlara rağmen o yeme kapasitesi ile kendisi 36 bedendir :)&lt;br /&gt;Hayatı boyunca hiçbir zaman kilo olayını kafasına dert ettiğini görmedim. Zaman zaman yurtta kaldığı için fazla kilo depolasa dahi (ki bu fazladan kastım en fazla 2-3 kilodur ) normal yeme düzenine geçtiği anda eski kilosuna döner ve bu çok kısa bir zamanda gerçekleşir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bütün bunları gözlemleyip içimde bir yerlerde beyin gücüyle kilo verilebileceğine inanıyordum. Bir gün kafamda bu düşüncelerle internette dolaşırken bir site ile karşılaştım. Diyet Kardeşliği. Bu bir forum sitesi idi ve kilo vermek isteyen arkadaşlar birbirlerini destekliyorlardı.Tamam işte dedim benim buna ihtiyacım var;kilo verebilmek için motivasyon önemlidir çünkü…Ve birilerinin sana inandığını bilmek,başarabileceğine dair sana destek olmaları …. Burada forumlar arasında dolaşırken DKZ Grubu diye bir başlıkla karşılaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Allah Allah ne ki bu şimdi? Açtım okumaya başladım..&lt;br /&gt;-Hımmm neymiş açılımı..&lt;br /&gt;-&lt;span style="font-family:arial;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;DKZ = DİYETSİZ KALICI ZAYIFLAMA …..&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Aaa böyle bir şey mi varmış? Nasıl yani?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada hayatıma duru79 girdi…Yani ARZUCUM :)  Bana DKZ yi anlattı;nasıl uygulanacağını neler yapılması gerektiğini ve aslında ne kadar da kolay olduğunu…O gün bugündür başaracağıma olan inancımı kaybetmek üzere olduğumda,başka bir sıkıntım olup kendimi yemeğe vermek üzere olduğumda hep beni tuttu.Sen yaparsın,sen başarırsın diye…. Bir gün  Arzu ile konuşurken DKZ ile ilgili bir blog açmaya karar verdik. Çünkü bu yöntem bize göre herkesin bilmesi gereken bir yöntemdi ve bu konuda kaynaklar çok kısıtlı idi…. Bu amaçla biz de DKZ yolculuğumuzda hem kendimiz incelmek için hem de sizlere bu yöntemin güzelliklerini gösterebilmek için bu sayfayı yapmaya karar verdik… Bu yola da Seçil,Arzu ve ben Tubikko (Tuğba) birlikte çıktık.&lt;br /&gt;Bu sayede hem DKZ yöntemini uygulayan arkadaşlarımız burada bir araya gelebilecek hem de fazla kilolarından kurtulmak isteyen, diyet tuzaklarından bıkmış arkadaşlarımız bu yöntemi öğrenerek sıkılmadan,daralmadan kilo vermeye başlayacaklar…Üstelik de şunu yeme bunu yeme kısıtlaması olmadan,istediğimiz herşeyi yiyerek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte başaracağımız bu yolculuğa hepiniz hoş geldiniz…..:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-6418134865625761206?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/6418134865625761206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=6418134865625761206' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6418134865625761206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/6418134865625761206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/11/yeni-bir-balangi-iin-merhaba.html' title='YENİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN MERHABA :)'/><author><name>TuBiKKo</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://3.bp.blogspot.com/_J7cswNcJagQ/Sa6GmeIdZsI/AAAAAAAAAoo/V5Fbo4PuOvo/S220/avatar.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5248487230421655971.post-8947891392699604196</id><published>2007-10-30T17:33:00.000+02:00</published><updated>2007-11-12T13:34:47.679+02:00</updated><title type='text'>merhaba (Dkz de ne yeniomu :))))))</title><content type='html'>Yemek yemek dünyanın en keyifli seylerinden biri bence ama herzaman sonunda pişman olup bu zevkı doya doya yaşayamadığım sey, benım düşüncem anne yada babadan bırı kıloluysa ,aılenın damak zevkı agırsa ve genelde muhabbet yemek ustuneyse bılınkı kılolusunuz :D dünyada zayıflar olmasa kılolular hiç sıkıntı cekmezdı ne yalan soleyım tabıkı once sağlık için inceliyoruz ama duzgun bır fızıkte bas sebebımız ben ve arkadaşlarım kıloyla bıtakım sorunları olmuş kılo vermış rejım yapmış,ama rejımı bıraktıkları zaman fazlasıyla gerı almış bunun bı yolu olmalı dıe duşunurken tubık sayesınde DKZ diye bı kelıme ıle tanışmış ve kendını kaptırmış gıden bı grubuz , DKZ ne dedim içimden ilk duyduğumda ;&lt;br /&gt;DİYETSİZ&lt;br /&gt;KALICI ZAYIFLAMA benim kafamda bi doğru vardı aç kalınmadan zayıflanmaz yemıyeceksın zayıf kalacaksın ben hep bunu savunur ve bu sebebpten omrunun uzun kısmını rejım yaparak gecıren bır kıloluzedeyım ama bunun yanlış olduğunu ac kalıp zayıflayıp azcık yemeye baslayınca kat kat geri almaya anladım ıkı secenek vardı ya omru hayatım boyunca bısey yemeden ac gezmek yada battı balık deyıp artık kendımle barışmak kılolu kalmak her kılo muhabettınde kızarmak kıyafet almaya gıderken beğendiğini değil içine girmek zorunda olduğunu zorla almak gıbı , ama artık 3.bır yolu ve sanırım doğru bir yolu bulduk DKZ ye ama doyduğun zaman bırak ye ye ama acıkınca ye aslında bu normal kıloda olan ınsanların hayatı boyunca yaptığı sey acıkmadan yemek yemek ,doysan bıle hatır için 1 tabak dolusu daha yemeği bitirmek ve bunun sonucu genişleyen ve doymak bılmeyen bı mıde ..... ve artık şişmanlamış bı vücud&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve  artık hersey değişecek kilolu olmak sozu bana arkadas (bır an once  bu arkadası kaybetmek istiyorum :D:D:D)&lt;br /&gt;beraber neler yapabıleceğiz goreceksınız acılın İNCELMEK İSTEYENLER VARRRRR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5248487230421655971-8947891392699604196?l=dkzgrubum.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/feeds/8947891392699604196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5248487230421655971&amp;postID=8947891392699604196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8947891392699604196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5248487230421655971/posts/default/8947891392699604196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dkzgrubum.blogspot.com/2007/10/merhaba-dkz-de-ne-yeniomu.html' title='merhaba (Dkz de ne yeniomu :))))))'/><author><name>secill</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12790606220450581228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
